Kalma ile sinirli

Kovid-19 hastalığından en iyi korunma yöntemi, herkesin kendi kendine alacağı tedbirlerdir. Hiç kimse, bencilliği veya özensizliği sebebiyle, tüm toplumun sağlığını tehlikeye atma hakkına sahip değildir. Tedbirleri uygularsak evde kalma süresini 3 hafta ile sınırlı tutabiliriz. Yararlanacağınız çalışma Türkiye Okul Kütüphanecileri tarafından çeşitli kaynaklardan derlenmiş, öğrencilerimiz, çalışma arkadaşlarımız, velilerimiz ve toplumun tüm unsurlarının yararlanması için kullanıma açılmıştır. Saygılarımızla, Okul Kütüphanecileri https://bit.ly/2QZjBlm Erdoğan: Evde kalma süresini 3 hafta ile sınırlı tutabiliriz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen 'Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı' sonrası, 'Haziran ayında yapılacak liselere geçiş sınavı ve üniversiteye giriş sınavının soru hazırlıkları da tatil süreleri göz ... Evde kalma 3 hafta ile sınırlı kalabilir: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde 3 saat 50 dakika süren Koronavirüs Mücadele Eşgüdüm Toplantısı sonrasında konuştu. Erdoğan Türkiye’nin koronavirüse karşı 100 milyar liralık bir kaynak setini devreye aldıklarını söyledi ve ekonomi paketini açıkladı. Dünyadaki tüm tedbirler Türkiye'de de geçici olarak uygulanacaktır. Evde kalma süresini 3 hafta ile sınırlı tutabiliriz. Diğer insanlarla olan mesafemize dikkat edelim. Bilim insanları bu virüse karşı en iyi tedbirin temizlik olduğu konusunda hemfikirler. Açıklanan tedbirlere hep birlikte hassasiyetle riayet edersek evde kalma süresini 3 hafta ile sınırlı tutabiliriz' dedi. #Cumhurbaşkanı #Recep Tayyip Erdoğan Evde kalma süresini 3 hafta ile sınırlı tutabiliriz. Diğer insanlarla olan mesafemize dikkat edelim. Bilim insanları bu virüse karşı en iyi tedbirin temizlik olduğu konusunda hemfikirler.” dedi. Türkiye’deki tedbirler salgın riski ortadan kalkana kadar devam edecek. Salgın tehlikesi ortadan kalkana kadar sevgimizi yüreğimizle ...

Anal sex ekşi sözlük

2020.05.10 08:51 KindaBruh666 Anal sex ekşi sözlük

daha önce oral seks ile ilgili yazdığım yeni başlayanlar serisinin ikincisi.
anal seks deyince, erkeğin zaten zevk almamasını düşünmek mümkün değil. etrafınızdaki ortalama bir erkeğe anal seks deyince bile neredeyse boşalabildikleri için bir şekilde yeni başlamış olma ihtimalleri az veya zaten üstlerine düşen şey sıklıkla sadece anlayışlı olmak, sakin olmak ilk seferi için. bir de gerçekten demir gibi erekte olmayan veya olmayan bir erkek ile anal seksi, hele ilk seferini gerçekleştirmek mümkün değil...belki de bu nedenle erkek taraf bir destek kuvveti alsa da fena olmaz. “prezervatif ile yapınca hissedemiyorum, erekte olmayı devam ettiremiyorum”cu erkekler, en güvenilir partneriniz ile bile yaparken condom kullanmanız gerektiğini bilerek girin bu işe. penisinizi soktuğunuz yer bir çok bakterinin olduğu bir mekan çünkü. cinsel yolla bulaşan hastalıklardan bahsetmiyorum...başta şu meşhur koli basili var ya denizlerden tanıdığımız, işte orası onların mekanı....yani bir bakmışsınız prostatınız enfeksiyon kapmış...bu nedenle anal seksi mümkünse condom ile yapın...
gelelim kadınlara....evet....anal seks isteyen kadın sayısı erkeklere göre oransal olarak 100:1 kadardır ortalama bu kesin. bu nedenle istemediğiniz bir şey ise yapmak zorunda değilsiniz...hatta oral seks gibi değil bu, çok daha meşakkatli, o yüzden istemiyorsanız kesinlikle girmeyin bu işe. vajinal bir zevk alacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. zevkli mi? evet...hem de çok... ama sıklıkla sınırlı olan zevk, tabu bir şeyler yapma ve edilgenliği üst noktaya taşımanın verdiği beyinsel ekstaz ile artıyor....yani anal seks biz kadınlar için daha çok beyinsel bir zevk. buradan zevkli olmadığını sakın çıkarmayın...çünkü bayağı bayağı da zevkli alışınca ve doğru yapınca. beklentilerinizi çok yüksek tutmayın sadece. anal bölgenin duvarları vajina gibi sinir uçlarının bittiği bir yer...bu sinirlerin uyurılması bazı kadınlarda vajinal orgazm benzeri orgazmları da oluşturabiliyor bunu da söyleyim... benim de yabancı olmadığım bir his bu. anüsün duvarları ince bu nedenle ağrı da hissedebilirsiniz...bazen ağrı ve zevk arasındaki çizgiyi çekmek çok zor zaten. vajinal seks sırasında da acı hissettiğim anlar az olmadı düşününce...
ilk önemli adım anal seksi isteyip istemediğinize karar vermek. bence herkes en az bir kere anal seksi denemeli. anal seksteki ilk denemeleriniz de canınızın yanacağını kabul ederek bu işe girin. ve kesinlikle partnerinizin sizi zorlamasına izin vermeyin. en önemlisi bunu onun için değil kendiniz için yapın. partnerinizi seçerken de sakin, sizi dinleyen ve tüm deneyim boyunca sizin rahatlığınızı düşünen birini seçin. karar verdiğinizi ve yapmak istediğinizi kabul ederek ilk adıma ilerliyorum.
öncelikle temizlik....vücudun anüs dahil hiç bir yeri pis değildir. sadece anal seksin bölgesel özelliklerine bağlı olarak temizlik sonrası yapılması özellikle sizi çok rahatlatacaktır. her zaman anal seksi (vajinal seks için de aynı değil mi) planlı yapmanız mümkün değil...ama en azından ilk seferlerde hazırlıklı olmanız hem sizi hem de partnerinizi rahat ettirecektir. temizlik derken vücut temizliğinizden bahsetmiyorum, onu benim anlatmama elbette gerek yok. anal temizlikten bahsediyorum ve bunu yapmanın bir kaç yolu var. öncelikle anal temizlik nedir? anal temizlik anüs ve rektumun ilk bölümlerinde var olan dışkı kalıntılarının atılması için yapılır. yani işin aslı her iki taraf içinde boktan bir deneyim olmasını engellemek adına yapılır. yöntemlerden en anneden kalma olanı ilişkiden önce tuvalete çıkmak ve mümkün olduğunda içinizi boşaltmak. en kolayı gibi gözükmek ile birlikte sıklıkla yetersiz olabilir. bu nedenle anal duş yöntemi ile daha derin bir temizlik sizi daha rahat ettirecektir. yapmanın bir kaç yolu var... ilki duş başlığını çıkartıp hortumu deliğinizin içine doğru tutmak. suyu çok tazyikli değil ve ılık kullanmanız gerekir. bu yöntemi yeni başlayanlardan çok daha deneyimli kişiler kullanmayı tercih eder, hele ilk sefer için oldukça zor olabilir. ama daha sonraları o suyun bir anda içinize dolması sizde garip bir zevk hissi uyandırır ki benim sevdiğim bir andır bu. üçüncü yöntem ise seks shoplarda da satılan anal temizlik pompaları ile lavman yapmanız. bu pompaların fiyatı yaklaşık 80-90 lira. aynı ürünü 25 liraya tıbbi malzeme satan yerlerden “lavman pompası” diyerek alabilirsiniz. pompa iki parçadan oluşuyor, bir anüse girecek olan ince parça, bir de rezervuar. rezervuar içine alabildiği kadar ılık suyu koyup, ince parçayı rezervuara takın. daha sonra uç kısma vazelin veya krem sürün. en rahat pozisyon neyse onu bulun. kişisel olarak tercih ettiğim pozisyon ayakta eğilerek yapmak, biraz squat yapıyormuş gibi bacaklarınızın arasından anüse doğru ilerletmek. yatıp bacaklarınızı kaldırarak da bu işi yapabilirsiniz fakat anal kaslarınıza hakim olmanız gerekecek, yoksa istenmeyen bir yere lavman sıvısını boşaltabilirsiniz. mümkünse 2 veya 3 rezervauarlık suyu anal bölgeye rezervauarı sıkarak boşaltın. mümkün olduğunca anal sfinkterinizi kasın ve bir süre sıvıyı içinizde tutun ve sonrasında ıkınarak tüm sıvıyı boşaltın. gelen su tamamen eğer temiz ise artık anal temizliğiniz olmuş demektir. beslenmenize dikkat etmeniz, bol lifli şeyler ile beslenmeniz daha da rahat ettirecektir sizi. hani iyi bir öneri istiyorsanız psyllium içeren şaseleri kullanabilirsiniz. gerçekten oldukça yardımcı olduklarını söyleyebilirim temizlikte...ayrıca sağlık açısından da gayet yararlı.
öncelikle anal seks yapacaksanız muhakkak öncesinde sevişin.....yani hadi hadi yapalım moduna geçmeyin. vücudun gevşemeye ihtiyacı var. hatta ben ilk zamanlarda muskaril yani kas gevşetici alıyordum. anal kaslara etkisi hiç yokmuş sonradan öğrendiğime göre ama gene de vücudun rahatlaması için iyi oluyor diye düşünüyorum. ilişkiden 1 saat önce alırsanız oldukça iş yarıyor. evet sevişin....partneriniz size oral seks yapsın kesinlikle. ama ne yaparsanız yapın sakın ha oral veya vajinal olarak orgazma ulaşmayın ( sanki her seferinde oluyor da). eğer orgazm olursanız hem anal seks fikrinden uzaklaşabilirsiniz hem de enerjiniz kaybolur. erkek anüsünüzü yalamak ile ilgili bir sıkıntı yaşamayacaksa (ki ben bunu yapmam diyen bir sürü adam o anda hiç tereddütsüz yalar) size rimming yapmasına izin verin. bu sırada iyice gevşetin kendinizi...dili bir penis olarak düşünün ve içinizde hissetmek istediğinizi hayal edin. deliğiniz çok dar...haklısınız ama eğer malum kalınlıkta dışkılar çıkabiliyorsa o kalınlıkta şeyler de rahatlıkla girebilir...bunu unutmayın. ama yardımcı aparatlar ile başlamak en iyidir. tavsiye edeceğim şey değişik kalınlıklarda olan butt pluglar* bunlar dilatatör görevi gören aletler....sıklıkla 3 boyutta oluyorlar. daha öncesinden bunları alıp alıştırmaya başlayabilirsiniz. 1. büyüklükteki zaten bol krem ile çok rahat girecektir. kremleyin hem deliğinizi hem de aleti. daha sonra bacaklarınızı yukarı kaldırın, mümkünse bir duvara dayayarak yatın yere....sonra aleti deliğinizin etrafında gezdirin.... direkt sokmaya çalışmayın canınız acır...aletin ucunu deliğin yukarsından deliğe doğru yalatarak indirin ve deliğe üstten bastırarak girmesini sağlayın.. yani hedefe 12’den değil üst taraftan yaklaşın. rahatça olmasa da hiç zorlanmadan deliğinize gireceğiniz göreceksiniz...kasmayın kendinizi mümkün olduğunca gevşek bırakın ama.... hatta hafif ıkınmak işinize yarayabilir. girdiyse bir süre içinizde tutun. hatta ev işi bile yapabilirsiniz o içinizdeyken...merak etmeyin kaçmaz...bunu engelleyecek sap yapılmış durumda. yeterince içinizde kaldığını hissetiyseniz çıkartın ve bir boy büyüğünü alın. bunun girmesi biraz daha zor olacaktır. aynı şekilde kremleyerek ve direkt deliğe bastırarak değil, deliğe sürterek sokmaya çalışın. hafif ıkınmak burada çok işe yaracaktır. giriyorsa harika...neredeyse hazırsınız...girmediyse pozisyonunuzu değiştirin. bunlar yere yapışabilirler...yere yapıştırarak üzerine oturmayı deneyin....yani adeta alaturka tuvalete oturur gibi...daha sonra sanki kakanızı yapıyormuş gibi deliğinizi ıkınarak genişletin ve ağırlığınızı kullanarak üstüne oturun... gireceğiniz göreceksiniz..biraz acı hissedebilirsiniz ama çok acımaması lazım...acıyorsa bir şeyleri yanlış yapıyorsunuz demektir. girdikten sonra bunu uzun süre içinizde tutun...hatta bununla gerçekten ev işi yapabilirsiniz.....daha sonra çıkartın....işte ilk anal zevkinizi burada hissedeceksiniz...girmesi değil ama çıktığında içinizde bıraktığı o boşluk hissi gerçekten ilk bir kaç saniye çok çarpıcı oluyor anal sekste çünkü. 3. büyüklüktekini ise denemenize gerek yok...biraz büyüktürler ve o büyüklükte bir şeyi ilk olarak penis ile hissetmeniz daha güzel olur. çünkü o büyüklükte bir şeyin girmesi için erkeğin de yardımınıza ihtiyacınız var...en azından ilk seferlerde. bu işlemi seksten önce yapabilirsiniz veya partnerinizin yardımı ile seksten önce veya seks sırasında yapabilirsiniz. seks sırasında 2.yi çıkardıktan sonra artık hazırsınız demektir. uygun pozisyonu bulmak belki de en önemli şeylerden biridir. bir çok kadın ya dört ayak üstü pozisyonu (ki erkeklerinden en çok tercih ettiği pozisyon) veya kadınların üstüne oturduğu pozisyonu tercih etmekte ilk seferde. kişisel deneyimim ise özellikle kucağa oturmanın en zor pozisyon olduğunu söylüyor. çünkü tüm insiyatif sizde ve böyle bir durumda acıyacak korkusu ile yapılması gereken şeyler yapılamıyor tam olarak... o nedenle bu pozisyonu ilk seferlerde hiç düşünmeyin. ya dört ayak üstünde tercih edebilirsiniz veya bacak omuza vs gibi misyoner varyasyonlarını... kişinin kendi ile ilgili durumu bulması lazım. ben ne kadar çok yapmış olursam olayım ilk girişte her zaman bacak omuzda daha az zorladığımı fark ettim. size de tavsiyem bu. uzanın ve başınızın altına bir yastık ve poponuzun altına bir yastık koyun. sonra bacaklarınızı kaldırın ve erkeğin omzuna koyun. burada yastığın kalın olması çok önemli çünkü popo deliğinizi erkeğe doğru kaldırmak zorunda kalırsanız kaslarınızı kasmanız gerekecek ve bu da işi zorlaştıracak. kalın bir yastık ile deliğiniz yukarı bakar pozisyonda olursa sorun ortadan kalkar. erkeğin prezervatif taktığından emin olun ve krem muhakkak yanınızda olsun. burada kullabilecek şeyler kesinlikle özel ürünler olmalı. su bazlı kayganlaştırıcıları kullabilirsiniz ama mümkünse glider’ın anal seks için olan ürünü en iyisi. bir de silikon bazlı kayganlaştırıcılar var ki aslında daha kolaylaştırıyor ve az sürseniz bile yeterli oluyor ve takviye gerektirmiyor fakat türkiyede bulmak çok kolay değil. glider analı bulmak ise hiç zor değil. durex vs gbi markaların da kayganlaştırıcılarını kullanabilirsiniz. fakat en dikkat etmeniz gereken şey içinde lokal anestetik içeren kayganlaştırıcıları kullanmamak. veya öncesinde emla benzeri kremleri de kullanmayın. acıyı engellemeyin...çünkü acı bir şeylerin ters gittiğinin göstergesi olacak bizim için. bacaklarınızı kaldırdınız artık iş erkeğe düşüyor. kayganlaştırıcıyı hem penisine hem de sizin deliğinize sürmeli.. hatta mümkünse biraz parmak ile içeriye de... butt plug kullandıysanız önce ( çok akıllıca bir hamle olur gerçekten) delik zaten kayganlaştırıcılı ve hafif gevşemiş durumdadır. daha sonra bacaklarınızı iyice yukar kaldırarak kendi omuzlarına koymalı. bu halde iken bile poponuzu siz yukarı kaldırmamalısınız. hatta mümkünse sırt ve beliniz de gevşek ve yatağa düz şekilde olmalı. erkeğin penisi gerçekten çok sert olmalı. yoksa bazen vajinanıza giren penisin içinizdeyken tam sertleşmesi gibi bir durum anal sekste söz konusu olamaz. erkek penisi deliğinizin gene üstünden kaydırarak sokmaya çalışmalı. gene direkt deliğe 12’den saldırmak yok yani. siz işte tam olarak bu anda, yani penis deliğinize değdiği anda ıkınarak sanki kaka yapıyormuşsunuz gibi yapmalısınız. penis içeri girerken otomatik olarak kasları sıkma ve sanki kaka yapmayı engellemeye çalışmak gibi bir his oluşuyor... acıyacak korkusu dışında sanki içine almak istiyorsunuz o yüzden kasları kasıp içinize çekiyorsunuz gibi geliyor ama yanlış bir hareket bu. yapmanız gereken ey ıkınmak ve deliğinizi mümkün olduğunda açabilmek. bu noktada biraz acı hissetmeniz çok doğal...sakın itmeye çalışmayın adamı. ama erkekte çok yavaş olmalı bu noktada...bir anda bitsin abanayım girsin mantığında bir erkek bir kere sokabilir o penisi belki....ama ikinciyi bir daha rüyasında görür. bu nedenle erkek yavaşça ilerlemeli....durmalı...size gevşemek için süre vermeli. siz de bu arada mümkün olduğunda kendinizi gevşek tutmalısınız. penisin başı içeri girdiği andan itibaren işin en zor kısmını atlattınız...artık içinizde... bu noktada artık ıkınmayı bırakıp sadece gevşemeye çalışın. hızlı nefes alıp vermek burada hem aldığınız zevki artırabilir hem de gevşemenize yardımcı olabilir. sizin gevşediğinizi hissettikçe erkek ilerleyebilir. ama penisin hepsini içinize alacaksınız diye bir zorunluluk yok. başı girdikten sonra erkek ileri geri haraketlerine başlayabilir. hatta bu şekilde gevşemeniz artar ve daha derine alabilirsiniz penisi. artık içiniz de ve siz anal seksi başardınız. zevk almaya bakın. bu noktaya geldiyseniz parmağınız ile clitoral uyarı ile zevki artırabilirsiniz de. yaşadığınız seksin duygulanımını hissetmeye çalışın bir yandan... tabu olan bir şeyi yapmak, o anda bir erkeğin önünde en edilgen halde olmak gibi şeyleri düşünerek beyinsel ekstasınızı da oluşturabilirsiniz.
ilk seferinde sadece tek pozisyonda yapın, erkeğin çıkartıp tekrar sokması sizi zorlayabilir. yavaş yavaş alıştıkça ilerki deneyimlerinizde kesinlikle farklı pozisyonları deneyin.
ve unutmayın....eğer anal seks yapmak istemiyorsanız asla yapmayın... erkek istiyor diye yapılacak bir deneyim değil anal seks.
submitted by KindaBruh666 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.04.17 03:24 karanotlar Sosyalizme Çağrı – Gustav Landauer – 4

Sosyalizme Çağrı – Gustav Landauer – 4
https://preview.redd.it/544rab0ez9t41.png?width=976&format=png&auto=webp&s=341c1b91623d420c7739b60d9c835f89a67a33c7
Sosyalizm İçin
2
Sosyalizm, bir ideal uğruna yeni bir şeyler yaratmak için bir araya gelmiş kişilerin irade eğilimidir.
O halde eski sistemin ne olduğunu ve çağımızda eski gerçekliğin neye benzediğini görelim. Çağımızdan şimdiden, birkaç yıl ya da birkaç on yıl gibi sınırlı anlamıyla değil, en az son dört yüzyıl olarak bizim zamanımız kastedilmektedir.
Bunu akıllarımıza sokalım ve burada baştan belirtelim ki: sosyalizm geniş kapsamlı sonuçları olan büyük bir gayedir. Sosyalizm, insanların gerileyen ailelerini tomurcuk veren bir kültürün zirvesine, ruha ve dolayısıyla da birliğe ve özgürlüğe yönlendirilmesine yardımcı olmayı diler.
Ruh bireylere doğru çekilir. Ruhu halka taşıyanlar, içten güçlü bireylerdi, halkın temsilcileriydi; şimdilerde ise ruh bireylerin, tüm güçlerini tüketmiş marifetli insanların içinde yaşamaktadır
Bu tür sözler, profesörlerin ve hiciv yazarlarının kulaklarını tırmalamaktadır ve de bu fesatçılar tarafından döllenmiş düşünüşe sahip olanları sinirlendirmektedir. Bu fesatçılar, insanların ve dahi hayvanların, bitkilerin ve tüm dünyanın daimi bir ilerlemeye, en aşağı seviyeden en üst seviyeye, cehennemin en derin pisliğinden en yüksek cennete, yukarı doğru bir hareket içerisinde olduğu doktrinini yayanlardır. Ve dolayısıyla mutlakıyet, kölelik(serflik), lüks düşkünlüğü, kapitalizm, zorluk ve yozlaşma, hepsi, sosyalizme giden yolda salt ilerleme adımları ve aşamaları olarak addedilmektedir. Bu tür sözde bilimsel yanılsamaların hiçbirine bağlı değiliz. Dünyayı ve insan tarihini tümüyle farklı görüyoruz. Farklı söylüyoruz.
Ulusların kendi altın çağları, kültürlerinin zirve noktaları olduğunu ve bu doruklardan yeniden indiklerini söylüyoruz. Avrupalı ve Amerikalı halklarımızın uzun süreden beri –aşağı yukarı Amerika’nın keşfinden beri – böyle bir düşüş içerisinde olduğunu söylüyoruz.
Bir ruhun egemenliğinde oldukları zaman uluslar, kendi büyüklük dönemlerine ulaşırlar ve bu dönemleri devam ettirebilirler. Günümüzde kendilerine sosyalist diyenlerin kulağına bu da kötü gelmektedir oysa kötü değildir; daha yeni, onları, sözde materyalist tarih mefhumunun yandaşlarını Darwinci kisvelerinde bir an için gördük. Aşağıda ele alınacaktır, ancak şu an için devam etmeliyiz. Marksizm ile yolumuz üzerinde yeniden karışılacağız ve onu durdurup yüzüne ne olduğunu söyleyeceğiz: zamanımızın vebası ve sosyalist hareketin laneti!
Düşünürlerin, duygu ile boyun eğdirilmiş insanların, öz-farkındalıkları ve sevgileri dünyanın büyük bilgisinde yekvücut olanların, büyük muzdariplerin ruhudur; ruhtur, ulusları büyüklüğe, birliğe ve özgürlüğe yönelten. Bireylerden, insan kardeşleri ile birlikte ortak bir çabada birleşmek için icbar edici bir maddi ihtiyaç çıkmıştır. O zamanlar, toplumların toplumu, gönüllüğü birliğe dayanan komünallik oradaydı.
Biri muhtemelen şunu soracaktır, insan, tecridini (isolation) terk etmek ve önce küçük sonra büyük gruplarda yurttaşlarına katılmak için zekayı ve içgörüyü nasıl elde etmiştir?
Bu soru aptalcadır ve sadece çöküş dönemi profesörleri tarafından sorulabilir. Çünkü toplum insan kadar eskidir; birinci, verili bir gerçektir. İnsanoğlu nerede bulunursa bulunsun, sürüye, klana, kabileye ve loncalara katılmıştır. Birlikte göç etmiş, yaşamışlar ve çalışmıştır. Onlar, ortak bir ruhla bir arada kalan bireylerdi ki bu doğal ve arızı olmayan bir dürtüydü (hayvanlarda dürtü denilen de ortak ruhtur).
Ancak şu ana kadar bilinen insan tarihinde bu doğal birleştirici nitelik ve ortak ruh dürtüsü her zaman dış biçimlere (formlara) -dini semboller ve kültler, inançlar, dua ritüelleri veya benzeri şeylere- ihtiyaç duymuştur.
Bu cihetle ruh, ruhsuzlukla her zaman bağlantılı olan uluslardadır ve batıl düşüncelere sahip derin sembolik düşünüştedir. Birleştirici ruhun sıcaklığı ve sevgisi, dogmanın katı soğukluğu ile gölgelenmiştir. Sadece imgelemde açığa vurulabilen bu tür derinliklerden doğan gerçek, yalınlığın saçmalığı ile yer değiştirmiştir.
Ruhun olmadığı yerde ölüm olduğu için, ölüm aramızdaki atmosferdir. Ölüm, derimizi istila etmiş ve etimize nüfuz etmiştir.
Bunu dış örgütlenme takip etmiştir. Kilise ve seküler dış baskı örgütleri güç kazanmış ve sürekli kötüleşmiştir: serflik, feodalizm, çeşitli departmanlar ve otoriteler, devlet.
Bu da ruhun insanlar arasında ve üzerinde ve bireylerden akan ve onları birliğe yönlendiren yakınlığın (immediacy) nihai çöküşüne yol açmıştır. Ruh bireylere doğru çekilir. Ruhu halka taşıyanlar, içten güçlü bireylerdi, halkın temsilcileriydi; şimdilerde ise ruh bireylerin, tüm güçlerini tüketmiş marifetli insanların içinde yaşamaktadır. Fakat ruh bir halktan –toplumsal çekişmesi, ebedi kökü olmayan, handiyse havada asılı kalmış gibi duran izole edilmiş düşünürler, şairler ve sanatçılardan- yoksundur. Bazen ruh, sanki onları kadim, unutulmuş zamanlara ait bir rüyadan ele geçirir. Sonra onlar, asil bir küçümseme jestiyle, liri bir kenara koyup trompete uzanırlar, bu ruhta halka ve gelecek nesillere konuşurlar. Tüm temerküzleri, tüm biçimleri ki kendilerinin içinde güçlü bir ıstırap ile canlıdır ve genellikle beden ve ruhun kaldırabileceğinden daha güçlü ve engin olan, haddi hesabı olmayan, renkli figürler, ritim ve armoni eylemi ve ivediliği, hepsi –dinleyin siz sanatçılar!- gelişmesi engellenmiş insanlardır, onlarda toplanan, onlarda gömülen ve onlardan yeniden doğacak olan canlı insanlardır.
Ve onlarla birlikte, diğer bireyler doğmuştur ki ruh ile ruhsuz olanın karışımı tiranları, servet biriktiricilerini, insan kiralayıcılarını, toprak hırsızlarını tecrit etmiştir. Bu tür çöküş ve geçiş zamanlarının başlarında bu insanlar, Rönesans’ta ya da Barok dönemin başlarında en şatafatlı ve ihtişamlı şekilde temsil edildiği üzere, hala merkezkaç şekilde dağılan ve fakat kısmen kendilerinde yoğunlaşan ruhun pek çok özelliğine sahiptir. Tüm güçlü iktidarlarına rağmen hala melankoli, katılık, yabancılık ve olağanüstü hayalcilik izlerini taşırlar. Bu fenomenlerin çoğu için kişi neredeyse şunu söyler: ruh benzeri bir şeyler ya da daha ziyade hayal benzeri şeyler kendilerinden daha güçlü şekilde, tecrit edilmiş kişiliğin kabının çok dar olduğu bir bağlamda yaşamaya devam eder. Ve nadiren, çok nadiren bunlardan biri kötü bir rüyadan uyanır gibi uyanır, tacını bir tarafa fırlatır ve bu insanlar için nöbet tutmak üzere Tur Dağı’nın tepesine tırmanır.
Ve bazen bir perinin beşiğinde uzun süredir beklediği karışık tabiatlar gelir; peri bunlardan Napolyon ve Ferdinand Lasalle gibi büyük bir fatih ya da büyük bir özgürlük savaşçısı, düşünce ve özgür fantezi dehası ya da büyük bir tüccar yapabilir.
Ahlaksızlığımızın belirtilerinden farklı bir şeye ihtiyacımız var, ondan kaçınmak için — ben diyorum ki çok fazla göze çarpan sanat olmaksızın, çok fazla yazılı bilim olmaksızın müreffeh yaşam dönemleri ve halkları, gelenek dönemleri, epik dönemler, tarım ve kırsal zanaat dönemleri vardı ve halen var.
Ve kendilerine ruh zenginliği ve gücün kaçtığı tecrit edilmiş bu birkaç kişi, sadece ruhsuzlukla, yalnızlıkla ve sefaletle bırakılmış atomize ve izole pek çok kişiyle; kendisine halk denen ancak sadece yerinden edilmiş, ihanete uğramış bir yığın insan kitlesi ile yüzleşir. Yerinden edilmiş, melankolik bir gariplik içinde olanlar, kendileri hakkında hiçbir şey bilmese dahi halk-ruhunun içlerine gömüldüğü birkaç kişi olan bireylerdir. Eğer ruh ve insanlar yeniden birleşip dirilecekse, yerinden edilmiş, zorluk ve yoksulluk içinde bölünmüş olanlar, ruhun kendilerinde yeniden akması gereken kitlelerdir.
Ruhun olmadığı yerde ölüm olduğu için, ölüm aramızdaki atmosferdir. Ölüm, derimizi istila etmiş ve etimize nüfuz etmiştir. Fakat bizde, saklı özbenliğimizde, en gizli ve derin rüya ve arzularımızda, sanatın figürlerinde, en güçlü isteğimizde, derin düşünceli iç görüde, kasıtlı eylem, aşk, umutsuzluk ve cesarette, ruhsal sıkıntı ve neşede, devrim ve birlik halinde, orada, hayat, güç ve zafer ikamet eder; ruh saklıdır ve üretilir ve güzellik ve komünallikle bir halk çıkarmak ve yaratmak istemektedir.
Sonra gelen tarihte insan ırkının en görkemli parladığı zamanlar, ruhu insanlardan yalnız bireyin derin yarıklarına ve oyuklarına sızdırma temayülünün yeni başladığı ve şimdilik çok ilerlemediği, ortak ruhun, toplumların toplumunun, ruhtan kaynaklanan pek çok birliğin birbirine bağlanmasının tam çiçeklendiği ve fakat halkın büyük ruhu ile hala doğal bir biçimde kontrol edilmesine rağmen deha insanlarının halihazırda zuhur ettiği, dolayısıyla onların büyük emeği tarafından sıradan bir biçimde korkutulmadığı, daha ziyade onları komünal yaşamın doğal bir meyvesi olarak kabul ettiği ve kutsal hislerle onlardan zevk aldığı zamanlardır. Bu cihetle, kendi yaratıcılarının isimlerini genellikle gelecek nesillere zor devrederler.
Yunan halkının Altın Çağı böyle bir zamandı; Hristiyan Orta Çağı böyle bir zamandı.
İdeal değildi; bir gerçeklikti. Ve dolayısıyla, yüce, kendiliğinden oluşan ruhanilik ile birlikte eski baskı kalıntılarını ve dışsal gaddarlık, dayatılan güç, devlet tarafından ileride yapılacak baskının başlangıcını şimdiden görüyoruz. Fakat ruh daha güçlüydü; aslında sıklıkla çöküş zamanlarında zulmün tiksindirici araçları haline gelen iktidar ve bağımlılığın bu tür kurumlarına dahi sızdı ve onları güzelleştirdi. Tarihçilerin “kölelik” dediği her şey her zaman ve tümüyle böyle değildi.
Bu bir ideal değildi çünkü ruh oradaydı. Ruh, yaşama, anlamını ve kutsallığını verir; ruh neşe, güç ve haz ile şimdiki zamanı yapar, yaratır ve ona sızar. İdeal; şimdiki zamandan, yeni olan bir şeye doğru döner. Geleceğe, daha iyi olana ve bilinmeyene özlemdir. Çöküş zamanlarından yeni bir kültüre doğru giden yoldur.
Ahlaki bozulma halinden kurtulmaya çalışıp yenilenmiş ilk kültürün efsanevi zamanlarına, komünizme kaçan ilk insanlar; görülebilir, dokunulabilir, ifade edilebilir bir forma sahip yeni bir ruhun çekiciliğine uzun süre kapılmamıştı.
Burada bir mim daha koyulmalı. Dönüm noktasına ulaşmış bu muzaffer zirve zamanlar diğer dönemlerden önce cereyan etmişti. Bu dönemler sözde ilerlemede tek bir zamanı değil, tekrar ve tekrar birbirini izleyen ve birbirine karışan halkların yükselişleri ve çöküşlerini kapsar. Bağlayıcı ruh da, doğal birbirine ait olma dürtüsüyle gönüllü temelde ortak bir yaşam da orada vardı. Fakat tüm detaylarında güzellikle ve özgün bir armonide uyumla parıldayan katedral kuleleri cennete doğru yükselmedi ve dingin sükûnet içerisindeki sıra sütunlu salonlar gökyüzünün saydam maviliğine karşı ayakta durmadı. Bunlar, daha basit gruplardı: henüz bireysel istidat ve öznellik kişilikleri, halkın temsilcileri olarak var olmamıştı; ilkel, komünist bir yaşamdı. Yüzlerce yıllık ve genellikle bin yıllık bir görece durgunluk vardı – var – . Durgunluk, duyun siz bilimsel ve liberal çağdaşlar, o zamanlar içindir, o halklar içindir ki neredeyse düne kadar kültürlerinin bir nişanesi olarak vardı. İlerleme, sizin ilerleme dediğiniz, bu aralıksız harala gürele, yenilik, yeni olduğu müddetçe yeni olan herşeyin peşindeki bu hızlı, yorucu ve sinir bozucu kısa soluklu koşu, bu ilerleme ve onunla ilişkilendirilen kalkınma uygulayıcılarının deli fikirleri ve bu delice, yerine varır varmaz hemen elveda deme alışkanlığı, bu istikrarsız ve rahatsız telaş, bu sabit kalma beceriksizliği ve bu daima hareket halinde olma arzusu, bu sözde ilerleme bizim anormal koşullarımızın, kültürümüzün bir belirtisidir. Ahlaksızlığımızın belirtilerinden farklı bir şeye ihtiyacımız var, ondan kaçınmak için — ben diyorum ki çok fazla göze çarpan sanat olmaksızın, çok fazla yazılı bilim olmaksızın müreffeh yaşam dönemleri ve halkları, gelenek dönemleri, epik dönemler, tarım ve kırsal zanaat dönemleri vardı ve halen var. Varislerinin zaten kendileriyle olduğu ve harika gençliklerini halen onlarla geçirdikleri için pek ihtişamlı büyük dönemlere nazaran daha az şaşalı olduğu ve kendilerine daha az anıt ve mezar taşı dikildiği dönemler, neredeyse rahat denilebilecek daha uzun ve geniş bir yaşam dönemi vardır. Sihri, zorlayıcı gücü ile öz-bilince sahip ruh henüz var olmamıştı. Hristiyanlık öğretilerinde olduğu gibi dünya genelinde ayrılma ve yayılma sürecine henüz girilmemiş, insan ruhları büyüsüne henüz boyun eğmemişti. Böyle zamanlar da vardı: ve böyle insanlar da vardı ve böyle zamanlar geri dönecek.
Böyle zamanlarda ruh saklı görünmektedir. Dikkatli bir inceleme ile dahi kişi neredeyse sadece toplumsal yaşam formlarındaki ve toplumun ekonomik kurumlarındaki dışavurumları ile ruhu ayırt eder.
İnsanlar her zaman en ilk, primitif başlangıçlara, bu zamanların ilk aşamalarına, kendilerini henüz çöküşün ilk zamanlarından, ruhsuzluktan, tiranlıktan, sömürüden ve yönetimsel iktidardan, genelliklede ulusların yardımı ile korudukları zaman dönmüştür. Öyle ki bu verimli durgunluk halinde dünya üzerindeki yeni yerlere yavaş yavaş gitmişler ve buralara, genç ve sağlıklı olarak bilinmeyen mesafeden ve belirsizlik içinden gelerek girmişlerdir. Nitekim geç emperyal dönemin Romalıları ve Yunanlıları bu yenileyici banyoya dalmış ve yeniden ilkel çocuklar haline dönüşmüş, eş anlı olarak Doğudan gelen yeni ruh için uygun hale gelmiştir. İnsanoğlunun empatik gözlemcisi için sonsuz çöküşü ve sonsuz-yeniden-oluşu içerisinde erken dönem Bizans sanatı -kolaylıkla geç dönem Yunan da denilebilir- eserleri kadar dokunaklı, acı verici ve aynı zamanda neredeyse çocukça dindar imanı canlandırıcı bir şey daha neredeyse hiç yoktur. Nesiller; zarif, latif biçimcilikten ve virtüözlüğün sıkıcı soğukluğundan bu neredeyse çok fazla samimi hisse, bu çocuksu basitliğe ve cismani gerçekliği doğru algılama beceriksizliğine geçişte hangi ahlaksızlıktan ve hangi muazzam yeniden-tesis etmeden, hangi dehşetlerden ve hangi ruhsal sıkıntılardan geçti! Eğer ruh onu pislik ve acı safra olarak tükürmeseydi, göz ve elin ustalığı, sanat ve zanaatta nesilden nesile geçerdi. Bu kadar acı verici ve yine de canlandırıcı görüşte hangi umutlar, hangi derin avuntular yatar, bizim için ve herkes için bundan kim ders alır? Çünkü onlar biliyorlar: hiçbir ilerleme, teknoloji, ustalık bize kurtuluş ve iyilik getirmeyecektir. Bizim sosyalizm dediğimiz büyük dönüşüm sadece ruhtan, sadece içsel ihtiyaçlarımızdan ve içsel zenginliğimizden doğacaktır.
Fakat bizim için dünyada herhangi bir yerdeki karanlıktan hiç bu kadar uzak ve bilinmez, hiçbir sürpriz yoktur? Geçmişin hiçbir analojisi bize tümüyle uygulanamaz. Dünyanın yüzeyi bizim tarafımızdan bilinmektedir, ellerimiz onun üstündedir ve nazarımız onun çevresinde dolanmaktadır. On yıllardır ya da bin yıldır bizden hala ayrı olan halklar –Japonlar, Çinliler- ilerlememiz için, kendi durağan yaşam biçimlerini ve medeniyetimiz için kendi kültürlerini hevesle takas ediyorlar. Bu devletin diğer, daha küçük halkları Hristiyanlığımız ile ya da alkol ile yok edilmiş veya bozulmuştur. Bu sefer, yenilenme kendimizden gelmelidir, gerçi bunu yaparken bize en çok belki de yeni bir karışımın halkları – Amerikalılar gibi- eski devirlerden halklar -Ruslar, Hintliler gibi- ve belki de Çinliler faydalı olacaktır.
Bizler çöküşün halkıyız; bu çöküşün öncüleri aptalca güç yarışı, bireyin utanç verici tecridi ve teslimiyeti nedeniyle yorgun düşmüş olanlardır.
Ahlaki bozulma halinden kurtulmaya çalışıp yenilenmiş ilk kültürün efsanevi zamanlarına, komünizme kaçan ilk insanlar; görülebilir, dokunulabilir, ifade edilebilir bir forma sahip yeni bir ruhun çekiciliğine uzun süre kapılmamıştı. Kendilerini büyüleyen çok kuvvetli bir yanılsamanın görkemine sahip değillerdi. Fakat onlar eski büyük dönemlerin batıl, acınası, tanınamaz kalıntılarını terk ettiler. Sadece dünyevi mutluluğun peşinde koştular ve böylelikle yaşamları kurumlarına, sosyal yaşamlarına, çalışmalarına ve malların dağılımına nüfuz eden adalet ruhu ile yeniden başladı. Göksel yanılsama öncesinde dünyevi bir eylem olarak adaletin ruhu ve gönüllü birlikteliğin yaratılması, sonradan dünyevi eylemi topluma kazandıracak ve dahası onu doğal olarak ikna edici kılacaktı.
Bu sözlerle, geçmiş uzun binyılın barbarlarından mı bahsediyorum? Araplar’ın, İrokualar’ın, Grönlandlılar’ın atalarından mı bahsediyorum?
Bilmiyorum. Eski ve şimdiki sözde barbar halkların kökenleri ve değişimleri hakkında çok az şey biliyoruz. Herhangi bir teamüle ya da gerçek bir delile neredeyse hiç sahip değiliz. Sadece, barbar veya yabani olduklarını öne sürülenlere ait sözde ilkel hallerin insanlığın başlangıcı açısından asli olmadığını biliyoruz. Nitekim zihinsel kapasitelerinin ötesinde eğitim alan pek çok uzman buna inanmaktadır. Bu tür bir başlangıç bilmiyoruz. “Barbarların” kültürleri dahi bir yerlerden gelmiştir, beşeriyette derin köklere sahiptir. Belki de bizim kaçmaya çalıştığımız barbarlık gibi bir barbarlıktan gelmişlerdir.
Kendi halklarımızdan bahsediyorum; kendimizden bahsediyorum.
Bizler çöküşün halkıyız; bu çöküşün öncüleri aptalca güç yarışı, bireyin utanç verici tecridi ve teslimiyeti nedeniyle yorgun düşmüş olanlardır. Artık bağlayıcı bir ruhun olmadığı, sadece bozulmuş kalıntıların, batıl inanç saçmalığının ve onun kaba vekili, dış güç baskısı, devletin olduğu düşüşün halkıyız. Çöküşün halkıyız ve bundan dolayı bu tür çöküşün öncüleri bu dünya yaşamının ötesine işaret edilmesini anlamlı bulmazlar, kutsal olarak inanabilecekleri ve iddia edebilecekleri hayali bir cenneti tasavvur edemezler. Bizler, sadece tek bir gerçek ruhla – komünal yaşamın dünyevi konuları ile ilgili adalet ruhuyla- tekrar yukarı çıkabilecek olan halkız. Bizler, sadece sosyalizmle kurtarılabilecek ve kültüre getirilebilecek halkız.
Çev: Nesrin Aytekin
https://itaatsiz.org/2020/04/12/sosyalizme-cagri-gustav-landauer-4/
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.02.28 08:25 allemel Kuzenim Hande Abla Seks Hikayeleri

Bu hikaye http://sekshikayeleri.top sitesinden alınmıştır. Lise sona yeni geçmiştim, Fatih’te dedemden kalma ahşap evin üst katında oturuyorduk. Babam memurdu, annem evkadını. Ablam iktisat fakültesine o yıl girmişti. Kuzenim Hande abla sık sık Adapazarı’ndan İstanbul’a gelir, bizde kalırdı. Senelerdir Hande abla gelince benim odamda yatardı, ben de salondaki kanepede. Şikayetçi olmazdım hiç bu durumdan; odamdan almam gereken bir şey olduğunda serbestçe girebiliyordum nasıl olsa. Hele Hande Abla uyuyorsa… Gecelik giymezdi hiç; uyurken sütyen de takmazdı. Açık kumral saçları, bembeyaz teni, dolgun göğüsleriyle güzel sayılabilecek bir fiziği vardı. Uzun uzun seyrederdim onu uyurken, sonra da onu siktiğimi hayal ederek 31 çeker boşalırdım tabii. Okula devam ederken aynı zamanda büyük kulüplerimizin birinde basketbol yıldız takım oyuncusuydum; babam okulu aksatmamam şartıyla razı olmuştu spor yapmama. Bir maç sırasında ciddi bir sakatlanma yaşadım; sol bacağımda lif kopmuştu. Babam çok bozulmuştu bu sakatlığa, tam da Mayıs ayında imtihan döneminde oluşumuz sinirlendirmişti onu. Çalan kapı ziliyle Hızır gibi yetişmişti Hande Abla! Ama sakatlığım, ciddi bir yatak istirahati gerektirdiği için, odamı verememiştim sevgili Hande ablaya, bu kez salonda yatan o olacaktı mecburen… Ertesi sabah uyandığımda, Hande abla bornozla benim odamdaydı, herkes salonda kahvaltı masasında olduğundan mecburen benim odamda giyinecekti! Önce benim uykuda olduğumdan emin olmak için üzerime doğru eğilip baktı; nemli sabun kokusu beni çıldırtmaya yetmişti, taş gibi olan sikimde nabız atışlarımı hissediyordum. Bana arkası dönük bornozu çıkarttı, apışarasını iyice kurulayıp, külodunu giymek için domaldı. Açık kaherengi göt deliğinin altında kılsız amcığının etli dudaklarını görünce sikim külodumu yırtacak hale gelmişti. Hande Abla giyinip odamdan çıkınca, ufak bir elyardımıyla inanılmaz bir patlama ile boşalıp tekrar yatıp uyudum. Akşam saatlerinde gelen bir telefonla anneannemin rahatsızlanıp hastaneye yatırıldığı haberiyle, annem ve babam ani bir kararla Adapazarı’na gitmek zorunda kalmışlar. Sabah uyandığımda, ablam da çoktan okula gitmişti. Elimi yüzümü yıkayıp topallayarak salona doğru yürürken, fısıltı halinde konuşmalar duydum. Sessizce salona yaklaştığımda, Hande ablanın telefonla konuştuğunu duydum, “Evett! evettt! Sok artık yarrağını içime! Geçirrrr! Amımı götümü doldur o koca sikinle!” diye konuşuyordu. Salonun kapısını hafif araladığımda, elindeki hıyarı götüne sokup çıkarmaktaydı… Şaşkınlıkla kapıyı kapamamla çıkan gürültü Hande ablanın paniklemesine yetmişti. Odama dönüp yatağa uzandıktan sonra uzun bir sessizlik oldu. Yarım saat kadar sonra odamın kapısı yavaşca açıldı. Az önce gördüğümde çırılçıplak olan Hande ablam giyinik olarak karşımdaydı. Bana, “Ne diyeceğimi bilemiyorum…” derken sesi titriyordu, “Kimseye birşey söyleme n’oolur Yılmaz!” dedi. Hiç konuşmadan elimi uzattım. Yanıma geldi, yatağımın kenarına oturup elimi tuttu. Ben de yan dönüp diğer elimi apışarasına koydum, titrediğini hissettim. Yüzüme eğilip dudaklarımdan öpmesiyle ok yaydan çıkmıştı artık, bacağımdaki sakatlığı bile hissetmez olmuştum. İkimiz de süratli bir şekilde çırılçıplak soyunduk. Hande ablam deneyimlerini kullanıp idareyi ele almıştı; önce üzerime ters uzanıp 69 oldu, yarağımı yalamaya başladı. Ben de onun amını çılgın gibi yalıyordum. Amının dolgun dudaklarını ağzıma doldurup emdikçe, Hande abla üzerimde inleyerek kıvrana kıvrana boşaldı, çığlıklar atarak… Ablamın okuldan gelmesi yaklaşınca kalktı yatağımdan, heryanı titriyordu. Annemlerin dönüşüne kadar, her sabah Hande ablayla, ablamın okula gidişiyle sevişmeye başlıyorduk. Hande abla ikinci günden itibaren kremlediği götünü de siktirdi bana, ama bakireliğini korudu kararlılıkla! Telefonda seks yaptığı sevgilisi hakkında sorduğum soruları yanıtlamamıştı, ama dört gün boyunca götünden çılgınca sikişmişti benimle… Gidişine alışamamıştım, rüyamda sikişiyordum Hande ablamla sürekli. Yıllar sürecek bir ilişkinin başladığını bilemezdim. Hande ablayla yaşadıklarımızın üzerinden iki ay kadar geçmiş, yaz tatili başlamış, sakatlığım epey düzelmişti. Son rahatsızlığından sonra anneannem maalesef yatalak durumdaydı, Adapazarı’nda oturan Hacer Teyzem, annemin teyze kızları Macide ve Hande ablamlar dönüşümlü olarak ilgileniyorlardı anneannemle. Temmmuz başlarında anneannemi ziyaret bahanesiyle Adapazarı’na gittim, esas amacım Hande abla’mı sikmekti tabii ki! Anneannem felç nedeniyle tam konuşamıyordu, ama beni görünce ne kadar sevindiği gözlerinden okunuyordu. Anneanemin evi tek katlıydı; bir oda, bir banyo da çatı katında vardı. Ben orada kalmayı istedim, teyzemin ısrarlarına direnip kaldım da… İkinci gecenin sabahında sikimde serin bir ıslaklıkla uyandım; Hande abla yanıma dizçökmüş, boxerimden çıkardığı sikimi yalamaktaydı! Uyanıp irkilmemle gülerek, “Korkma kimse yok evde! Teyzem zaten kalkamaz!” dedi. Doğrulup dudaklarına yumuldum, aceleyle soyunduk. Biribirimizi açlıkla yalarken inliyorduk. Hande abla, “Yılmaz’ım, hep seni düşledim! Beni bağırta bağırta sikkk!” diyordu. Hande abla sikimi ve götünü iyice kremleyip beni yatırdı, üzerime çıkıp yarağımın üzerine aniden çökmesiyle inledik beraberce. Hızlı bir tempoyla adeta o beni sikti! Sonunda ikimiz de boşaldığımızda üzerime abandı kaldı nefes nefese… Sikiş arası sohbetlerde bu kez açıldı bana, sevgilisi İstanbul’da üniversitede okuyan İran’lı zengin bir ailenin oğluymuş! Bir sene sonra mezun olacakmış, evlenip Tahran’a yerleşeceklermiş! Şok olmuştum; Hande ablamı artık karım gibi görüyorken, başka bir ülkeye gelin gitmesi bir balyoz gibi inivermişti başıma! Sinir basmıştı birden; giyinip sokağa attım kendimi, hızlı adımlarla nereye gittiğimi bilmeden amaçsızca yürüyordum… “Yılmaaazz! Yılmaazz!” diye seslenen kadın sesini farkedince durup döndüm. Gelen Macide ablanın büyük kızı Nurdan’dı, “Deminden beri bağırıyorum! Sağır mısın!” diye azarladı beni. Arkamdan koşmaktan nefes nefese kalmıştı, “Ne bu halin? Karadeniz’de gemilerin mi battı?” dedi gülerek. “Yoo, nereden çıkardın bunu?” dememle sarıldı sımsıkı, “Ulan buraya geldin, beni görmeden mi gideceksin!” deyip, bir daha sarıldı. Sütyensiz memelerinin sertleşmiş uçlarını göğsümde hissetmemle sikim esas duruşa geçmişti bile… Macide abla annemin teyzesinin ilk çocuğuydu, arada iki erkek, üç düşük derken, en son olarak Hande ablayı doğurmuştu, tekne kazıntısı olarak. Macide Abla 42 yaşındaydı, 20 yaşındayken, baba tarafından akraba Ali abiyle evlendirilmişti, iki kız doğurmuştu. Nurdan 20, Nurcan 18 yaşındaydı. Kızlarının ikisi de okumamış, koca bekliyordu. Nurdan’ın dişiliğini hissedince rahatlamıştım. Halen Hande ablaya kızgındım, içimden, (Ulan Hande abla, ben de senin yeğenin Nurdan’ı sikmezmiyim!) diyerek, bir elimi arkadan Nurdan’ın başına atıp saçlarını okşadım. Saçlarının kokusunu içime çekip, “Seni görmeye geldim ben, görmeden gidermiyim?” diye gülerken, belinden vücudunu sikime doğru yasladım. Benden yaşca büyüktü ama, spor yaptığım için gelişmiş olan vücudum bu farkı kapatıyordu. Nurdan koluma girdi, sohbet ederek epeyi yürüdük. Nurdan geçen yıl kazanamayınca tekrar üniversite sınavına girmiş, falan filan… Akşam anneannemin evine girer girmez, Hande abla üzerime öfkeyle atıldı; “Nurdan’la sürtmeye mi geldin buraya!” diye bağırdı. Şaşkınlıkla karışık bir öfkeyle bir tokat attım, sustu. Ama hemen pişman olmuştum, ne diyeceğimi bilemiyordum. Birden boynuna atılıp hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım, “Affet beni lütfen, birden kendimi kaybettim!” dedim. O gece birbirimize sarılıp yattık, sevişmedik. Sabah uyandığmızda susuzluğumuzu doyasıya giderdik, dillerimiz, ellerimiz dumaksızın çalıştı, bağırta bağırta siktim Hande ablanın götünü defalarca. Sonunda dönüş günü geldi çattı tabii, döndüm İstanbul’a. Yaz bitti, okul antrenmanlar derken günler geçiyordu. Bir akşam eve gittiğimde bizimkiler yemeğe oturmuştu. Onlara katılmak için içeri girince donup kaldım, benim sofradaki yerimde Nurdan oturuyordu! Bana, “Selam!” diyerek gülümsedi, “İstanbul Üniversitesi’ni kazandım, kutlamayacakmısın beni?” dedi. Eczacılık okuyacakmış haspa, yurt falan ayarlayıncaya kadar da bizdeymiş!
Uzun sürmez ilk fırsatta Nurdan’ında götünü sikerim. Siktiğimde burada paylaşırım.
submitted by allemel to sexstories [link] [comments]


2019.06.26 20:49 noramichaela yüz masajı

Masajın iyileştirici gücü ten-beyin bağlantısında yatmaktadır Kozmetolojide "Face masaj" olarak tanımlanan "yüz masajının" cilde genç ve ipeksi bir görünüm vermesi bundandır.Sabah kalktığınızda yüzünüz her zamankinden solgun gözükebilir bu gece boyunca yavaşlayan kan dolaşımı nedeni ile olabilir..Vücut dinlenirken kan dolaşımı vücudunuzda yavaşlar.Yüzünüz sadece bu nedenle solgun olmaz,yetersiz aktivite,düzensiz beslenme,kirli havaya maruz kalma gibi sabeplerde buna neden olur.
Günlük yaşantıda yorgunluk, düzensiz beslenme gibi etkenler cildi kötü etkilemekte. Bu yüzden cildin gerekli enerjiyi sağlaması gerekiyor. Yüze masaj yapmak cildin kan dolaşımını hızlandırır. Ve daha sağlıklı bir görünüm elde etmenizi sağlar. Daha canlı ve enerjik gözükmeye başlar. Düzenli masaj ile cildinizdeki güzelleşmeyi fark edersiniz. Bu masajlar sayesinde yüzdeki kırışıklıklar da gözle görülür biçimde azalma gösterir.. Yaptıracağınız cilt masajı ile oluşan morluk ve şişliklerden de kurtulabilirsiniz.
Yüz masajı yaşlanma sürecini yavaşlatmak, cildin daha genç ve sağlıklı görünmesini sağlamak için uygulanan oldukça popüler olan Batılı kozmetik bir tedavidir. Yüz masajı aynı zamanda stres, migren baş ağrıları, adet dönemi öncesi sendrom ve sinüs tıkanıklıklarının hafifletilmesinde kullanılır. Yüz masajı, tam bir masaj seansı, tüm vücut masajının bir bölümü veya yüz tedavisinin bir bölümü yani devamı olabilir. Yüz masajı profesyonel bir masaj terapist tarafından uygulanır.
FAYDALARI,
Yüzdeki deri ve kas tonunun gelişmesi Yüz ve göz kaslarının rahatlatılması Gerginliğe bağlı baş ağrısı ve yüz ağrılarının hafifletilmesi Stres ve endişe sorunlarının rahatlatılması Genel fiziksel ve zihinsel rahatlama Yüzdeki deri ve kas tonunun gelişmesi Yüz ve göz kaslarının rahatlatılması Gerginliğe bağlı baş ağrısı ve yüz ağrılarının hafifletilmesi Stres ve endişe sorunlarının rahatlatılması Genel fiziksel ve zihinsel rahatlama Yüzdeki meridyen noktalarının uyarılması Göz yorgunluğunun rahatlatılması Karaciğer ve safra kesesi dengesizliklerinin düzeltilmesi Boyundaki gerginliğin rahatlatılması Sinir bozukluğunun rahatlatılması Adet öncesi dönemde vücutta su tutulması sorunun hafifletilmesi

facemassage #yüzmasajı #masaj #massage #thaimassage #yüzfelci #aytemer

submitted by noramichaela to kopyamakarna [link] [comments]


2018.10.31 19:12 throwmefaway Arı Filmi Senaryosu

. Bilinen tüm havacılık kurallarına göre. bir arının uçabilmesi mümkün değildir . Kanatları şişko ufak vücudunu yerden kaldırmak için çok küçüktür . Arılar her şeye rağmen uçar. çünkü arılar insanların imkansız dedikleri şeyleri takmaz . Sarı siyah. Sarı siyah. Sarı siyah . Aaa siyah ve sarı! Haydi bugün biraz farklı takılalım . BAL. Barry! Kahvaltı hazır! Geliyorum! Bir saniye bekle . Alo? Barry? Adam? Bu olaya inanabiliyor musun? İnanamıyorum. Geçerken alırım seni . Çakı gibiyim . Merdivenleri kullan. Baban onlara dünyanın parasını verdi . Çok heyecanlıyım . Mezunumuz da geldi. Seninle gurur duyuyoruz oğlum . Notların da harika . Çok gurur duyuyoruz . Anne! Şekil yaptım o kadar ya . Üstün tüylenmiş. Ah! Beni yoluyorsun! El salla! 'ninci sırada olacağız. Hoşça kalın! Barry sana ne dedim? Evde uçmak yok! Merhaba Adam. Selam Barry . Tüy jölesi mi bu? Biraz. Bugün özel bir gün . Başaramam sanıyordum . Üç gün ilkokul üç gün lise . Lise günleri korkunçtu . Üç gün üniversite. İyi ki bir gün ara verip otostopla kovanı dolaşmışım . Döndüğünde farklı biriydin . Merhaba Barry. Artie bıyık mı bıraktın? Yakışmış . Frankie'yi duydun mu? Duydum . Cenazesine gidecek misin? Hayır gitmeyeceğim . Birini sokarsan ölürsün . Bu hakkını da bir sincapta kullanmazsın. Asabi herif . Yoldan çekilmeyi akıl edebilirdi . Yollarımızdaki bu lunapark uygulamasını çok seviyorum . Tatile ihtiyaç duymamamızın nedeni de bu . Vay be çok heyecanlı. Yani bu koşullar altında . Adam bugün erkek oluyoruz. Aynen! Arı beyler. Süper! Yaşasın! Öğrenciler fakülte ve değerli arı mensupları. karşınızda dekanımız Sayın Vızvızoğlu . Hoş geldiniz güzide Kovan Şehri'mizin sevgili. MEZUNLARI. mezunları . Mezuniyet törenimiz sona ermiştir . BALYAP şirketindeki kariyeriniz başlamış bulunmaktadır! İşimizi bugün mü seçeceğiz? Sadece eğitim dönemi diye duydum . Dikkat! İşte başlıyor . Lütfen ellerinizi ve antenlerinizi her zaman vagonun içinde tutunuz . TEBRİKLER İYİ ŞANSLAR. Acaba nasıl olacak? Biraz ürkütücü . Balyap'a hoş geldiniz Balsan Şirketi'nin. ve Baltıgen Şirketler Grubu'nun bir parçası . İşte bu! Vay canına . Vay canına . Siz arılar ömrünüz boyunca çok çalışacağınız. bu noktaya gelebilmek için bir ömür boyu çabaladınız . Bal gözüpek Polen Gücü ekibinin kovanımıza getirdiği nektarla başlar . Çok gizli formülümüz. renklendirilip koku ayarı ve baloncuk ayrıştırma işlemi yapılarak. altın gibi parıldayan. tatlı şuruba dönüşmesiyle oluşur ki biz buna. Bal deriz! Çok seksi. O benim kuzenim! Öyle mi? Hepimiz kuzeniz . Haklısın. Balyap arı halkının varlığının. her açıdan korunması için durmaksızın çabalar . Bu arılar yeni kasklarımızın dayanıklılık testini yapıyorlar . Ne kadar kazanıyor acaba? Ne kadar alsa az . Ve işte en son icadımız Krelman . Ne işe yarıyor bu? Balı döktükten sonra. kenarda kalanları toplar. Milyonlar kazandırıyor bize . Krelman'da çalışmak mümkün mü? Tabii ki. Birçok arı işi küçük işlerdir. Ancak arılar bilir ki. her iş küçük de olsa eğer iyi yapılıyorsa çok önemlidir . Fakat mesleğinizi dikkatli seçin. çünkü seçmiş olduğunuz meslekte ömrünüzün sonuna kadar kalacaksınız . Ömrümün sonuna kadar aynı işi mi yapacağım? Bunu bilmiyordum . Ne fark eder ki? Şunu bilmek sizi çok mutlu edecektir arı halkı tam milyon yıl boyunca. bir gün bile izin yapmamıştır . Ölümüne mi çalıştıracaksınız bizi? Deneyeceğiz . Balyap. Vay be! Aklımı başımdan aldı! "Ne fark eder ki?" Nasıl böyle bir şey dersin? Sonsuza dek bir tek iş. Bu yapılabilecek en çılgınca seçim . Ben rahatladım. Hayatımızda tek seçim yapacağız . Nasıl olur da bunu bize söylemezler? Barry neden her şeyi sorguluyorsun? Biz arıyız . Yeryüzünün en mükemmel işleyen topluluğuyuz . Burada her şeyin biraz fazla iyi işlediği hiç mi aklına gelmiyor? Bana bir örnek ver . Ne bileyim ben ama neden bahsettiğimi biliyorsun . Kapıyı boşaltın. "Kraliyet Balözü Kuvvetleri" inişe geçiyor . Dur bir dakika . Hey bunlar Polen Gücü! Vay canına . Hiç bu kadar yakından görmemiştim . Kovanın dışını biliyorlar . Ama bazıları geri dönmüyor . Selam! Merhaba Polenciler! Nektar. Harikaydınız beyler! Sizler canavarsınız! Göklerin kralısınız! Bayılıyorum size! Acaba neredeydiler. Bilmem . Onların günleri planlı değil . Kovanın dışında nerelere gidip neler yapıyorlar kim bilir? Pat diye Polen Gücü'ne katılamazsın. Ona göre yetiştirilmelisin . Haklısın . İkimizin ömür boyu göremeyeceği kadar polen var burada . Alt tarafı bir itibar göstergesi. Arılar bunu biraz fazla önemsiyor . Belki. Üzerinde varsa ve kızlar bunu görüyorsa işler değişir . Şu kızlar mı? Onlar da kuzenimiz değil mi peki? Uzaktan. Uzaktan . Şu ikisine bakın . İki tane kovan miskini. Şunlarla biraz dalga geçelim . Polen Gücü'nde olmak tehlikeli olmalı . Evet. Bir keresinde bir ayı beni bir mantara sıkıştırdı . Bir pençesi boğazımdaydı. Diğeriyle sağlı sollu tokatlatıp duruyordu beni! Vay canına! Yenebileceğimi tahmin etmezdim . Bunlar olurken sen ne yapıyordun? Yetkililere haber veriyordum . İmzalayabilirim . Bugün dışarısı sarstı değil mi beyler? Evet . Yarın buradan km. Uzaklıktaki ayçiçeği tarlalarına gidiyoruz . kilometre mi? Barry! Bizim için kısa mesafe ama belki sana uygun değildir . Belki de uygundur. Hayır değildir! J Kapısından sıfır dokuz sıfır sıfır'da kalkıyoruz . Ne dersin vızvız çocuk? Yeterince güçlü müsün? Olabilirim. Sıfır dokuz sıfır sıfır'ın ne demek olduğuna bağlı . Hey Balyap! Beni korkuttun baba . Hangi işi istediğine karar verebildin mi? Bir sürü seçenek var. Ama sadece birini seçebilirsin . Her gün aynı işi yapmaktan sıkıldığın oldu mu hiç? Karıştırmanın ne olduğunu anlatayım . Sopayı tutarsın şöyle bir gezdirirsin güzelce karıştırırsın . Bir ritim tutturursun kendine. Çok güzel bir şeydir . Düşünüyorum da. belki de bu bal alemi bana göre değildir . Ne düşünüyordun baloncu olmayı mı? İğnesi olan biri için kötü bir meslek . Janet oğlun bal işine girmek istediğinden emin değilmiş! Barry bazen çok komik oluyorsun. Olmaya çalışmıyorum . Bal işine giriyorsun. Oğlumuz Karıştırıcı olacak! Karıştırıcı mı olacaksın? Kimse beni dinlemiyor! Senin için özel sopalarım var . Şu anda ne istersem söyleyebilirim. Dövme yaptıracağım! Haydi taze bir bal açıp bunu kutlayalım! Belki burnuma da küpe taktırırım. Antenlerimi kazıtırım . Bir çekirgeyle çıkarım. Altın diş taktırıp önüme gelene "kanka" derim! Gurur duyuyorum . Bugün işe başlıyoruz! Büyük gün . Haydi! Bütün iyi işleri kaptıracağız . Evet. Tabii . Polen Sayma Dublör Arı Boşaltma Karıştırıcı Danışma Masası Saç. Hala boş mu? İki kişi kaldı! ÇERÇÖP TOPLAMA. Ve bir tanesi de sen oldun! Hangisini aldın? Çerçöp toplama . Vay canına! Çaylak mısınız? Evet efendim! İlk günümüz! Hazırız! Seçiminizi yapın . İstersen sen başla. Hayır sen . Tanrım. Neler müsait acaba? Tuvalet görevlisi her zaman açık ama düşündüğün nedenden değil . Krelman olabilir mi? Elbette. Krelman senin . KRELMAN DOLU. Üzgünüm az önce dolmuş . Balmumu tamiri açık . Krelman tekrar açıldı . Ne oldu? Bir arı öldüğünde onun yeri açılır. Gördün mü? Ölmüş. Ölü. Bir ölü daha . Bu da ölü. Ölümcül ölü. İki ölü daha . Baş üstü ölü. Baş altı ölü. Hayat böyle! Bu çok zor! Isıtma Soğutma Dublör Arı Boşaltıcı Karıştırıcı. Uğultucu Tuvalet Müfettişi İplik Koordinatörü Şerit Amiri. Larva terbiyecisi. Barry sence hangisini Barry? Barry! Pekâlâ dokuzuncu bölgede bir ayçiçeği tarlası bulunuyor. Neredesin? Dışarı çıkacağım. Nereye dışarı? Kovandan dışarı. Olmaz! Ömrümün sonuna kadar çalışmadan önce buna mecburum . Öleceksin! Delirmişsin sen! Biri arıyor . Eğer kendini cesur hisseden varsa . Caddedeki çiçekçiye. yeni güller gelecek bugün . Selam millet . Şuna bakın. Bu dün gördüğümüz çocuk değil mi? Kalkış pistine girmek yasak evlat . Sorun yok Lou. Bizimle gelecek bugün . Ballı çocuk seni . Burayı imzala burayı. Şuraya da paraf at . Teşekkürler. Tamam . Bugün yağmur ihbarı aldık ve. hepinizin bildiğiniz üzere arılar yağmurda uçamaz . O yüzden dikkatli olun. Ve her zamanki gibi süpürgelere. terliklere köpeklere kuşlara ve ayılara dikkat edin . Bazı evlerde üzerimize enerji içeceği döküldüğü rapor edildi . Murphy bu yüzden şu an revirde ve çekirge gibi durmadan zıplıyor! Bu korkunç. Kuralı hatırlatayım. kesinlikle insanlarla konuşmak yok! Pekâlâ kalkış pozisyonu! Vızz vızz vızz vızz! Vızz vızz vızz vızz! Vızz vızz vızz! Siyahla Sarı! Alemin Kralı! Hazır mısın Cesur Çocuk? Evet. Tabii ki . Rüzgar Tamam . Telsizler Tamam. Balözü takım Tamam . Kanatlar Tamam. İğne Tamam . Altına kaçıranlar Tamam . Pekâlâ kızlar. haydi kalkıyoruz! Sömürün o sardunyaları çizgili canavarlarım! Emrediyorum kurutun o çiçekleri! Vay canına! Dışarıdayım! Kovandan çıktığıma inanamıyorum! Ne kadar da mavi . Hızlı ve özgür hissediyorum kendimi! Uçurtma! Vay be! Çiçekler! Burası Mavi Lider. Güllerle görsel temas var . derece dönün . Güller! derece tamam. Dönüyoruz . Kenara çekil ufaklık. Geri tepebilir . Nektar. İşte buna "Nektar Toplar" denir . Polenleme görmüş müydün hiç? Hayır efendim . Buradan biraz polen alıp şuralara serpiyorum. Biraz da buraya. bir tutam da şuraya. Biraz sihir gibi . Bu inanılmaz. Peki niye yapıyoruz bunu? Polen gücü. Ne kadar polen o kadar çiçek o kadar balözü o kadar bal . Harika . Parlak bir sarılık görüyorum. Papatyalar olabilir . Ben de gördüm tamam . Durun. Çiçeklerden biri hareket ediyor . Tekrar et. Hareket eden bir çiçek mi rapor ediyorsun? Olumlu . O top içerdeydi! En güzeli bu. Nedir bu? Bilmiyorum ama bu renge bayılıyorum . Güzel kokuyor. Çiçek gibi değil ama hoşuma gitti . Evet tüylü . Kimyasal da . Dikkatli olun çocuklar. Biraz yapışkan . Arı Maya aşkına! Mankafa buraya gel çabuk! Eyvah! Çocuklar! Bu hiç iyi değil . Olumlu . Ucuz kurtulduk . Canım yanacak . Ana kuzusu . Pozisyonunu kaybettin çaylak! Füze gibi geri yollayacağım sana! Yardım edin! Galiba bunlar çiçek değil . Ona söyleyelim mi? Bence biliyor . Bu da nesi? Maç sayısı! Toparlanmaya başlasan iyi olur tatlım çünkü birazdan kafana yiyeceksin! İmdat! KLİMA KONTROL. İğrenç . Arabada arı var! Bir şey yap! Direksiyondayım! Merhaba Arı. Arkaya geldi! Beni sokacak şimdi! Kimse kıpırdamasın! Kıpırdamazsanız hiçbirimizi sokmaz. Kıpırdamayın! Göz kırptı! Sprey sık ona! Ne yapıyorsun? Vay. Dışarıdaki gerginlik katsayısı inanılmaz . Eve dönmeliyim . Yağmurda uçamam . Yağmurda uçamam . Yağmurda uçamam . İmdat! İmdat! Arı düşüyor! Ken pencereyi kapatır mısın? Yeni hazırladığım özgeçmişime bak. Katlanabilir bir broşür seklinde . Gördün mü? Katlanıyor . Oh hayır gene insanlar. Yeter artık ama . Bu da ne böyle? Bu kez olacak. Bu kez. Bu kez. Bu kez! Perde! Şeytani bir şey bu . Harika oldu. Tüm özel yeteneklerim. hatta en sevdiğim on film bile var . İlki hangisi? "Yıldız Savaşları mı"? Hayır Ben sevmiyorum öyle. filmleri . Konuşmamıza neden izin verilmediği belli. Delirmiş bunlar . İş görüşmesine gittiğimde şaşırıyorlar. Söylediklerime inanamıyorlar . İşte güneş orada. Belki oradan çıkabilirim . Güneşin üstünde yazıyor muydu? Küresel ısınmayı ben tahmin etmiştim . Sıcaklığı hissediyordum ama önceleri benim ateşim sandım . Hey! Dur! Arı! Geri çekilin. Kışlık bot bunlar . Dur! Öldürme onu! Arılara alerjim var. Bu arı beni öldürebilir! Onun hayatı neden seninkinden değersiz olsun? Onun hayatı niye benimkinden değersiz? Söyleyeceğin bu mu? Her hayatın bir anlamı var. Onun neler hissedebileceğini bilmiyorsun . Broşürüm! Haydi bakalım ufaklık . Korktuğumu sanmayın. Alerjim var . Özgeçmişine bunu da yaz . Yüzüm balon gibi şişebilirdi . Bunu da "özel yeteneklerine" eklersin . Birini bir yumrukta indirmek de özel bir yetenek . Hoşça kal Vanessa. Teşekkürler . Vanessa haftaya yoğurt yemeye? Tabii Ken. Nasıl istersen . Üzerine keçiboynuzu koyabilirsin. Güle güle . Kalorisi daha azmış. Güle güle . Bir şey söylemeliyim . Hayatımı kurtardı. Bir şey söylemeliyim . Haydi bakalım . ARIGE DİYET TON. Olmaz . Ne diyeceğim? Başım belaya girebilir . Arı yasası. Bir insanla konuşamazsın . Bunu yaptığıma inanamıyorum . Yapmalıyım . Yapamam. Haydi ama! Yapamam. Haydi ama! Yap şunu. Yapamam . Lafa nasıl gireceğim? "Jazz sever misin?" İyi fikir değil . İşte geliyor! Konuşsana salak! Merhaba! Affedersin . Konuşuyorsun. Biliyorum . Konuşuyorsun! Çok özür dilerim . Önemli değil. Rüya görüyorum. ama yatağa gittiğimi hatırlamıyorum . Eminim bu biraz sinir bozucudur . Benim için sürpriz oldu. Yani sen bir arısın! Ben bir arıyım. Aslında bunu yapmamalıydım ama. beni öldürmeye çalıştılar . Sen olmasaydın. Sana teşekkür etmeliydim. Ben böyle yetiştirildim . Bu biraz garip oldu . Bir arıyla konuşuyorum. Evet . Bir arıyla konuşuyorum. Ve bir arı benimle konuşuyor! Minnettar olduğumu söylemek istedim. Gideyim artık . Bekle! Bunu yapmayı nerede öğrendin? Neyi? Konuşma olayını . Senin öğrendiğin gibi. "Anne. Baba. Bal" Öyle başladım . Bu gerçekten komik. Evet . Evet. Arılar komiktir. Gülmüyorsak ağlarız böyle başa çıkıyoruz hayatla . Neyse . Acaba. bir şey içer miydin? Ne gibi? Bilmem. Belki Kahve? Sana zahmet vermek istemem . Ne zahmeti canım. İki dakikamı alır . Alt tarafı kahve. Zahmet olmasın . Saçmalama lütfen! Aslında bir fincan alırım . Romlu kek de ister misin? Almasam. Bir parça al . Yok almayayım. Haydi ama! Birkaç mikrogram vermeye çalışıyorum da . Nerede? Çizgiler şişman gösteriyor . Harika görünüyorsun! Modadan anlıyor musun emin değilim . Sen iyi misin? Hayır . Kravatını takside bağlayıp uçarak gitmiş Manhattan'a . Sonunda oraya varmış . Kilisenin merdivenlerini koşarak çıkmış. Düğün başlamış bile . Sonra da demiş ki "Mısır mı?" Ben de "Mısırlı" dedin sanmıştım . "Bir mısırla neden evleneyim ki?". Arı fıkrası mı bu? Biz arılara ait bir tarz bu . Evet farklı . Peki ne yapacaksın Barry? İş konusunda mı? Bilmiyorum . Kovandaki görevimi yapmak istiyorum ama onların istediği şekilde değil . Ne hissettiğini anlıyorum . Öyle mi? Elbette . Ailem avukat ya da doktor olmamı istiyordu. Ben çiçekçi olmak istedim . Sahi mi? Benim bütün hayatım çiçekler . Yeni kraliçemiz de aynı slogan sayesinde seçildi . Neyse şuraya bakarsan. benim kovanım tam şurada. Görüyor musun? Sen Central Park'ta yaşıyorsun! Evet! Kaplumbağa Köprüsü'nün yanında! Biliyorum orayı. Orada ayağıma taktığım yüzüğümü kaybetmiştim . Neden kızlar ayağına yüzük takar? Niye takmasınlar? Dizine şapka takmak gibi bir şey bu. Bunu bir denemeliyim . İyi misiniz bayan? Evet. İyiyim . Öyle iki kahve birden içeyim dedim! Her neyse bu harika oldu. Kahve için teşekkür ederim . Önemli değil . Özür dilerim bitiremedim. Bitirseydim ömür boyu uyuyamazdım . Sen ee. Bir parça yanıma alabilir miyim? Tabii! Haydi bir kırıntı al . Teşekkürler! Bir şey değil . Pekâlâ o zaman ee sanırım görüşürüz . Ya da görüşmeyiz . Tamam Barry . Ve tekrar çok teşekkür ederim. Hayatımı kurtardın . Hiç önemi yok . Önemsiz değildi ama Her neyse. DENEY SÜRECİ DEVAM EDİYOR. KASIRGADAN KURTULMA DENEYİ. Bu işe yaramayacak . Hazır. Deneyebiliriz . Pekâlâ Dave paraşütü çek . İnanılmazmış. İnanılmazdı! Hayatımın en korkunç en mutlu günüydü . İnsanlarla olduğuna inanamıyorum! Korkunç dev insanlar! Nasıllardı? Büyük ve deli. Deli gibi konuşuyorlar . Deli gibi yiyorlar. Deli gibi kullanıyorlar . Öldürmeye çalıştılar mı seni? Bazıları evet ama bazıları değil . Nasıl döndün? Kanişe bindim . Gittin ve buna sevindim. Ne görmek istiyorsan gördün. ve çok istediğin "tecrübeyi" yaşadın. Artık işini seçip normal olabilirsin . Ama Ama? Biriyle tanıştım . Biriyle mi tanıştın? Arıgillerden mi peki? Eşek arısı mı? Annenler seni öldürür! Hayır . Örümcek mi? Örümceklerden hoşlanmıyorum . Biliyorum seksiler sekiz bacakları var . Ama yüzleri çok çirkin . Kim peki? O bir ee insan . Hayır hayır. Arı yasası bu. Bunu da çiğnemiş olamazsın . Adı Vanessa. Tanrım . O kadar güzel ki. Üstelik çiçekçi! Olamaz! Çiçekçi bir insanla çıkıyorsun! Çıkmıyoruz . Kovandan dışarı uçuyorsun. Ellerinde tazyikli hortumlar maytaplarla. evlerimize saldıran insanlarla konuşuyorsun. Dinamitten farkı yok! Hayatımı kurtardı! Üstelik beni anlıyor . Bu iş bitecek! Ye şunu . Bu iş bitmeyecek! Neydi bu? Buna kırıntı diyorlar. Bu ne güzeller güzeli bir şey! Üstelik bu yedikleri değil. Yediklerinden yere dökülenler! Cinnabon ne biliyor musun? Hayır . Ekmeği tarçını şekeri alıyorlar. Üçünü birden iyice. Otur şuraya! ısıtıyorlar! Beni iyi dinle! Biz onlar değiliz! Biz biziz. Biz ve onlar! Evet ama arzu dolu bu kalbi kimse görmeyecek mi? Arzulamak yok. Bırak arzulamayı . Artık biraz arı gibi düşün dostum. Arı gibi düşün! Arı gibi düşün. Arı gibi düşün . Arı gibi düşün! Arı gibi düşün! Arı gibi düşün! İşte orada havuza girmiş . Senin sorunun ne biliyor musun? Arı gibi düşünmeye mi başlamalıyım? Daha ne kadar devam edecek bu? Üç gün oldu! Niye hala çalışmıyorsun? Hayatımla ilgili almam gereken önemli kararlar var . Ne hayatı? Bir hayatın yok ki! İşin yok. Sadece bir arısın işte! Biraz bal yapsan ölür müsün? Barry çık havuzdan. Baban seninle konuşuyor . Martin konuş onunla . Barry seninle konuşuyorum! Geliyor musun? Her şeyi aldın mı? Her şey hazır! Sen önden git. Ben yetişirim . Çok geç kalma . Bak şimdi! Vanessa! Hala buradayız. Sana ona bağırma demiştim . Bağırdığın zaman cevap vermiyor sana! Sen niye bağırıyorsun? Çünkü dinlemiyorsun . Bunu dinlemeyeceğim . Çıkmalıyım . Nereye gidiyorsun? Arkadaşımla buluşacağım . Bir kızla mı? Bu yüzden mi karar veremiyorsun? Görüşürüz . Umarım kız Arıgillerdendir . VANESSA'NIN ÇİÇEKÇİSİ. Her yıl Pasadena'da çiçeklerle dolu bir geçit töreni mi yapıyorlar? Güller Turnuvası'nda olmak her çiçekçinin hayalidir! Arabanın üstündesin. Her yer çiçek dolu. İnsanlar seni alkışlıyor . Bir turnuva. Güller spor müsabakalarına katılabiliyor mu? Hayır. Pekâlâ sıra bende. Nasıl oluyor da her yere uçamıyorsun? Yorucu oluyor. Sen niye her yere koşmuyorsun? Daha hızlı değil mi? Tamam anladım. Sıra sende . Video. Televizyonda o an ne varsa kaydediyor mu? Bu çılgınlık! Sizde onlardan yok mu? Bizde Osteo var ama bir hastalık bu. Hem de korkunç bir hastalık . Olamaz . Aptal arılar! Eminim sokmak istiyorsundur böyle salakları . Aslında sokmamaya çalışıyoruz. Bizim için çok tehlikeli . Yani sürekli sinirlerine hakim olmalısın . Hem de çok. Duvarları tekmeler yürüyüşe çıkar. sinirle bir mektup yazıp çöpe atarsın. Duygularını bastırıyorsun işte . Öfke kıskançlık şehvet . Aman Tanrım! İyi misin sen? Evet . Derdin ne senin? Ama böcek o . Kimseyi rahatsız etmiyor. Çek git buradan gerizekalı! Neydi o? Mizah dergisi falan mı? Evet. Nereden anladın? On sayfalık falan bir şeydi. sayfaya kadar dayanabiliyoruz . Bu işin matematiğini çözmüşsün . Mecburen. Kuzenimi Vogue öldürmüştü. Hiç şaşmam . Gölgelerin Gücü Adına! Bu da ne böyle? BAL. Bu nereden çıktı? Tatlı arı. Altın Çiçek . Ray Liotta Özel Koleksiyonu mu? Şu aktör değil mi bu? Hiç duymadım . Bu niye burada? İnsanlar için. Yiyelim diye . Yeterince yemeğiniz yok mu? Şey var. Nereden buldunuz peki? Arılar yapıyor. Kimin yaptığını biliyorum! Ve yapması da çok zordur! Isıtmak soğutmak ve karıştırmak gerek. Bir de Krelman denen şey var! Organik bu. Bizim organımız! Alt tarafı bal Barry . Alt tarafı ne? Arılar bunu bilmiyor ama! Bunun adı hırsızlık! Evlerimizi okullarımızı hastanelerimizi alıyorsunuz! % İNDİRİM. İndirimde mi? Bunun hesabını soracağım! Hepsini soracağım! Hector . Bitti mi işin? Bitiyor . Buralarda. Hissediyorum . Eve gidebilirim artık . Şu güzel balı da açık bırakayım hazır kimse de yok . Yakalandın paketçi çocuk! Bir şey duyduğumu biliyordum. Demek konuşabiliyorsun! Evet konuşabiliyorum. Şimdi de sen konuş bakalım! Nereden getiriyorsunuz bu malları? Malları satan kim? Anlamıyorum. Dost değil miyiz? Yapmak isteyeceğimiz en son şey siz arıları kızdırmak! Çok geç kaldın! Bizim oldu artık! Siz bayım yanlış adama kılıç çektiniz! Siz de dostum iguanam Ignacio'ya öğle yemeği olacaksınız . Ballar nereden geliyor? Nereden dedim! Bal Çiftliği! Bal Çiftliği'nden geliyor! Bal ÇİFTLİĞİ. Seni manyak adam! Neler oldu burada? Şu suratlarına bak. Kamyon çarpmış gibiler. Ve şimdi de. bilinmezliğe sürükleniyorlar! Hareket etme . Sen ölü değil misin? Ölüye benziyor muyum? Hareket edeni temizliyorlar. Nereye gidiyorsun? Bal Çiftliğine. Çok büyük bir iş peşindeyim . Ben Alaska'ya gidiyorum. Geyik kanı manyak bir şey. Feci kafa yapıyor! Tacoma'ya gidiyorum . Ya sen nereye? O gerçekten ölü . Anladım . Eyvah! Nedir bu? Hayır! Silecekler! Üç bıçaklı! Üç bıçaklı mı? Atla haydi! Tek şansın var arı! Niye her şeyiniz bu kadar temiz olmak zorunda? Daha ne görmeniz gerekiyor? Gözünüzü açın! Kafanızı da çıkarın! Ben Washington Ulusal Radyo Haberleri'nden Carl Kasell . Böcek öldürmeye son verin artık! Arı! Geyik kanı manyağı! Bir ses duydun mu? Ne gibi? Minik çığlıklar gibi . Radyoyu kapat . Nasıl gidiyor arı çocuk? İyidir Geyik . Ve göz alabildiğince yan yana dizilmiş bal kavanozları duruyordu . Vay be! Bu kamyon nereye gidiyorsa balları oradan alıyor olmalılar . O ballar bize ait . Arılar omuz omuza. Öyleyiz . Kovanda birbirimize yakınız . Biz değiliz adamım. Biz tek takılırız. Her sivrisinek ayrı takılır . Ya başınız belaya girerse? Sivrisineksen sen belasındır . Kimse bizi sevmez. Vurmayı bilirler sadece. Bizi görünce Vur vur! En azından dışarıdasınız. Bir sürü kızla tanışıyorsunuzdur . Bizim kızların gözü yüksektedir. Güvelerle yusufçuklarla takılırlar . Sivrisinek kızları bize yüz vermez . Şaka yapıyorsunuz! KAN BANKASI. Geyikkan binayı terk ediyor! Görüşürüz arı! Selam millet! Geyikkan! Sizi burada ebeleyeceğimi biliyordum. Kamış getirdiniz mi yanınızda? Bal ÇİFTLİĞİ. Sonra kavanozlara doldurup etiket yapıştırıyoruz. Çok karlı bir iş . Burası da ne böyle? Bu arıların susam kadar beyni yok . Beyinsiz bunlar! Beyinsiz . Yeni körüğe bak. Çok güzel . Thomas modeli! Körük mü? Dakikada üfleme yarı otomatik. İki kat nikotin ve katran . Bir iki nefeste indiriyor bunları yere . Onlar yapar balları biz toplarız paraları . "Onlar yapar balları biz toplarız paraları" mı? Olamaz! Burada neler oluyor? Siz iyi misiniz? Evet. Fazla uzun sürmüyor . Sahte bir kovanda olduğunuzun farkında mısınız? Kraliçemiz buraya taşındı. Başka çaremiz yoktu . Kraliçeniz mi? Kadın kılığına girmiş bir erkek bu! Arıbeyi bu! Bu da nesi? Oh hayır . Yüzlerce kovan var burada! Arı balı . Bizim balımız yüzsüzce bir dalavereyle elimizden alınıyor! Ayıların bize yaptıklarından bile daha kötü. Bu konuda bir şeyler yapmalıyız . Ah Barry . İnsanların balımızı mı alıyor? Bu sadece bir söylenti . Bunlar söylentiye benziyor mu? Komplo teorisi bunlar. Bu resimler de montaj . Bütün bunları nereden biliyorsun sen? İnsanlarla konuşuyor . Ne? İnsanlar mı? İnsan bir kız arkadaşı var. Üstelik öpüşüyorlar! Öpüşmek mi? Öpüşmüyoruz . İstiyorsun ama. Kimden yanasın sen? Arılardan! San Antonio'da bir cırcırböceğiyle çıkmıştım. O bacaklar beni uyutmadı . Barry hayatın adına yapmak istediğin bu mu? Hepimizin adına yapmak istiyorum. Kimse arılar kadar çok çalışmıyor! Baba bazen o kadar çalışmış oluyordun ki. ellerin kendi kendine karıştırıyordu durduramıyordun . Hatırlıyorum . Balımızı almaya ne hakları var? Yılda iki kapla yaşamaya çalışıyoruz. Onlar balı dudak kremine bile koyuyor! Haklı bile olsan bir arı ne yapabilir? Onları en acıyacak yerlerinden sokacağım . Suratlarından! Gözleri! Çok can yakar. Hayır . Burundan mı? Ölürler acıdan . İnsanları sokabileceğimiz tek yerleri var. Onlar için önemli olan tek bir yer . "Kovan'da Olan" Her gün saat 'te bir saat boyunca kovandan haberler . Sakala hayır! Bob Yabanarı ile günün içinden . Bora Batıran'la hava durumu . Vızz Larva ile spor . Ve Jeanette Chung . İyi akşamlar. Ben Bob Yabanarı. Ve ben Jeanette Chung . Kovanşehir arılarından Barry Benson. insan ırkını ballarımızı çalmak suçundan mahkemeye vereceğini. balımızı yasadışı yollarla sattıklarını iddia etti! ARI LARRY KING. Yarın akşam Arı Larry King'de. Baltıgen yayınları tarafından çıkartılan. "Zarif Kadınlar" isimli kitap hakkında konuşacağız . Bu geceki konuğumuz Barry Benson . "Ben sıradan bir çocuğum başaramam." diye düşündün mü hiç? Arılar dünyayı değiştirmekten hiç korkmadı . Arıstoph Kolomb'a bakın. Arındıra Gandi'ye. Arı Terim'e . Geldiğim yerde insanları dava etmeyi düşünmezdik . Bizler daha çok çelik çomak ya da cirit oynardık . Kaç yaşındasın? Tüm arı halkı seni bu haklı davanda destekliyor. ki sanırım arılar için yüzyılın davası olacak bu . Biliyor musun insanların dünyasında da bir Larry King var . Çok kullanılan bir isim. Önümüzdeki hafta. Tıpkı sana benziyor ve onun da gömleğinde askılar arkasında renkli. Önümüzdeki hafta. Şişe dibi gözlükleri duymana rağmen konuktan yapılan altyazılar da aynı . Ayı Haftası gelecek hafta! Korkunçlar kıllılar ve haftaya canlı yayındalar .
submitted by throwmefaway to TurkeyJerky [link] [comments]


2018.03.21 10:26 evodak01 Ankara Günlük Kiralık Evler 03122856005

01-Adalet Akademisine staj eğitim için gelen Hakim Savcı lar için Ankaranın Balgat, Ahlatlıbel Oran Erzurum Mah, Yıldız Çankaya Semtlerinde Full Mobilyalı Sezonluk Aylık Kiralık Apart Daireler 02-Ailece geldik 3 gece konakladık çok memnun kaldık merkeze yakınlığı evilerin konforu rahatlığı işletmenin kurumsallığı mükemmel tavsiye ederim. 03-Ailece gönül rahatlığı ile kalabecek bir işletme konforlu emniyetli temiz ve heryere yakın personel ilgisi cok fazla teşekkürler 04-Aileniz ile gönül rahatlığı ile kalabileceğiniz mükemmel bir günlük kiralık daireler Ankara 05-Ailenizle gelip gönül rahatlığı ile kalabileceğiniz konforlu güvenilir temiz ankara çankaya balgatda tüm merkezi yerlere yakın kurumsal bir işletme tavsiye ederim 06-Ankara Ahlatlıbel deki Türkiye Adalet akademisinde 3 aylık Hakimlik Staj eğitimim esnasında Evodak Apartment Konaklama Kiralama Şirketine ait Yıldızdaki Full Mobilyalı Kiralık evde kaldık. Çok rahat ve konforluydu tavsiye ederim 07-Ankara Aylık ve Sezonluk Ev Kiralamalar Hastanın ve refakatçilerin konforu ve hijyeni açısından kalınacak yer 08-Ankara Balgat Çukurambar Söğütözü cıvarında Tedavi için hastanelere gelen yerli yabancıların güven ve temiz bir ortamda kalabilecekleri daireler ve evler Kalacaksanız burada kalın 09-Ankara Balgat da Apart Daireler ihtiyacımız olduğunda evodak apartment firmasını ile çalışmaktayım ve tavsiye ederim konforlu emniyetli temiz ve kurumsal bir işletme 10-Ankara 'da aileniz ile guvenle kalabileceginiz temiz konforlu kaliteli ve kurumsal bir isletme tavsiye ederim 11-Ankara da kalinacak hijenik konforlu uygun fiyatli modern nezih bir yer 12-Ankara daki Piknik Organizasyonlarımızda Personellerimiz ile birlikde konakladık ve çok memnun kaldık başarılarınızın devamını dileriz oldukça kurumsal ve aile ye uygun evler ve daireler 13-Ankara Fuar Apart Otel Konaklama Ankara Fuarlarına Katılımcı firmalarını kalabileceği daireler AKM VE ATO Kongre ve Sergi Sarayı çok yakın Balgat - Söğütözü 14-Ankara Günlük Kiralık Ev Balgat'da Haftalık Aylık Sezonluk Kiralık Ev Daire Apart Güvenilir Konforlu Hijenik Konaklama Hizmetleri 15-Ankara Günlük Kiralık Ev -Daireler Haftalık Aylık Sezonluk Kısa süreli Konaklamalarda 16-Kurumsal Güvenilir Aileye uygun konforlu ve hijenli 2 +1 85m2 Apartlar 17-Ankara Günlük Kiralık ev konusunda gördüğümüz en kurumsal bir işletme Evodak Apart Konaklama 18-Ankara Günlük Kiralık Ev ve Daireler Memorial Ankara Hastanesi - Bayındır Hastanesi - Özel TOBB Hastanesi - Medicana Hastanelerine en yakın 19-Ankara Günlük ve Kısa süreli Kiralamalar 1-2 günlük veya 3-5 Günlük ve Kısa süreli Kiralamalar da İş gezileri için Konforlu Apartlar daireler 20-Ankara Haftalık Kiralık Ev Daire Apart - Full Mobilyalı Konforlu Temiz aileye uygun Haftalık Aylık Sezonluk Apartlar 4 kişi kapasiteli klima LCD TV 2+1 85m 21Ankara Hastane Tedavi Konaklama; Medicana, Memorial, Tobb Hastanesi, Bayındır hastanesi, Koru hastanesi,uzun süreli konaklamalarda apart kiralama 22-Ankara Konaklama Apart Daireler ; Otel - Pasiyon - Motel - Misafirhane - Yurt - alternatif Mobilyalı Apart Daire Kiralanmasıdır. Konforlu Güvenilir Hijenik 23-Ankara Mobilyalı Kiralık Ev Haftalık Aylık Sezonluk Ankara Çankaya da Apart Daire otel Motel Misafirhane ihtiyacınıza hizmet vermektedir. 24-Ankara Özel Memorial Hastanesi, Söğütözü Özel Medikana Hastanesi, Bayındır Hastanesi e Tedavi amaçlı gelen hasta hasta yakınları refekatcıları Iraklı Libyalı arap ve veya Türk Hastaların haftalık aylık Konaklamaları için full mobilyalı kiralık apart daireler 25-Ankara Söğütözüdeki ATO Congresium Fuarlarına katılım için geldiğimizde Firma elemanlarımız ile 1 hafta burada konakladık çok rahat ettik tavsiye ederim. Ev Konforunda Temiz Rahat Emniyetli Çalışan Personeller çok Misafir perverler göstermiş olduğuuz ilgiden memnun kaldık 26-Ankara Şehir merkezine Çok yakın olana evodak apart konaklama Ankara Günlük Kiralık ev konum olarak çok uygun 27-Ankara Ticaret odasına yakınlığı ve Fuar katılımcısı olarak bulunduğumuz günlerde ev ortamını aratmayan kurumunuza teşekkür ederiz. 28-Ankara ya gelen misafirleri ve kendi seyahatlerimde Evodak Transfer Hizmetlerini kullanıyorum ve çok memnunum 29-Ankara ya her geldiğimizde evodak apart dairelerinde kalıyoruz çok memnun kalıyoruz 30-Ankara’da daha öncede birçok yerde konakladım; fakat EVODAK’ın sunduğu hizmet, gördüğüm en başarılı hizmet! 31-Ankara'da 15 gün konakladık. Dairenin yeri çok merkeziydi. Arabamız için rahatlıkla park yeri bulmamız bizi çok memnun etti. 32-Ankarada bulabileceğiniz en iyi apart. İster dairelerin kalitesi, güvenli konum ve yonetimin sorumluluğu ve tamamen ailelere uygun. Çok memnun kaldık. Kendilerine teşekkür ederim 33-Ankara'da Güvenil Konforlu aile uygun ve temiz bir mobilyalı kiralık daire ve/veya ev arıyorsanız burada gönül rahatlığı ile kalabilirsiniz tavsiye ederim. biz çok memnun kaldık 34-Ankara'ya fuar için personellerimizle gelip kaldığımız Evodak Apart Şirketine göstermiş olduğu misafirperverliğinden dolayı teşekkür ederiz. 35-Ankara'ya geldigimde tekrar ayni evi kiralayacagim. Ben de oglum da cok begendik. Merkezi yer. Ulasim kolay. Temiz mekan. 36-Aylık Haftalık Sezonluk Kiralık Apart Daireler Yıldız Çankaya Oran Turan Güneş 37-Balgat Çukurambar Oran Yıldız Yüzüncüyıl Söğütözü Ahlatlıbel semtlerinde Haftalık Aylık sezonluk Mobilyalı kiralık apart daireler konusunda deneyimli kurumsal firma Evodak Apartment 0312 2856005 38-Balgat çukurambar söğütözü civarında konaklamayabileceğiniz en güvenilir yer tavsiye ederim tedavi için geldiğim Ankara'da 8 gün ailem ile birlikte kaldım 39-Balgat Full Mobilyalı Kiralık Ev Apartlar Aileye uygun Konforlu Güvenli, Temiz Merkeze yakın ulaşımı kolaylı olan Kurumsal işletme 40-Balgat haftalık Kiralık ev merkeze yakın Konforlu, Emniyetli,Kurumsal 2+1 4 kişi kapasiteli 85 m2 Aile için uygun, Sağlık Tedavi amaçlı 41-Balgat Mobilyalı Kiralık Daire ve Evler - Full Mobilyalı Konforlu Temiz aileye uygun 42-Haftalık Aylık Sezonluk Apartlar 4 kişi kapasiteli klima LCD TV 2+1 85m 43-Balgat'da Günlük Haftalık Aylık Sezonluk Kiralık Apart Daireler Hastane Tedavi, Sağlık, Fuar,Eğitim, Mezuniyet, Üniversite kayıt amaçlı ziyaretcilere için 44-Balgat'da sağlık ve tedavi için 25 gündür konakladığımız Evodak konaklama personeline şükranlarımız bir borç biliriz. 45-Balgat'daki Ankara Özel Memorial Hastanesi, Söğütözü'deki Özel Medikana Hastanesi, özel Bayındır Hastanesi, çukurambar'daki Özel koru hastanesi'inde sağlık ve Tedavi amaçlı gelen hasta, hasta yakınları refekatcıları Iraklı Libyalı arap ve veya Türk Hastalarının kısa süreli günlük,haftalık, aylık, Konaklamaları için full mobilyalı eşyalı kiralık evler ve apart dairelerimiz mevcuttur. 46-Başta işletme sahibi ve ekibi olmak üzere tüm personeller güler yüz gösteren, profesyonel hizmet anlayışını düstur edinmiş bir işletme. 47-bayram ziyareti için eşimle ankara geldik evodak konaklamadan ev kiraladık temiz ve konforlu daireler 48-Bazı sağlıksal sebeplerden ötürü tedavi amaçlı Ankara’ya gelmem sebebiyle uzun süreli konakladığım, bana kendimi evimdeymişim gibi hissettiren, öncelikleri müşteri memnuniyeti olan mükemmel bir işletme. 49-Bir çok hastaneye yakın olması konforlu rahat temiz ve uygun fiyatta bulabileceğiniz en uygun mobilyalı kiralık apart daireler 1 ay konaklamadık çok memnun kaldık. 50-Cok temiz cok memnun kaldim. Bundan sonra geldigimde hep orda uygun olursa kalmayi planliyorum. 51-Çankaya Günlük Kiralık Ev Aileye uygun Konforlu Hijenli Emniyetli Kızılay Emek Bahçelievler Fuar alanına Hastaneye yakın Haftalık Aylık Sezonluk kiralama 52-Çok memnun kaldık apart sahibi ve personelli son derece ilgili ve güleryüzlü,konforlu emniyetli bir işletme 53-Çukurambar Eşyalı Kiralık Ev ve/veya Mobilyalı Apart Daire Kiralama ATO Fuarına Medicana, Bayın Memorial, TOBB Hastanelerine yakın Konforlu Daireler 54-Çukurambar Söğütözü ve Balgat'da bulunan Özel Memorial Hastanesi, Özel Koru Hastanesi, Özel Medicana Hastanesi, Özel TOBB Hastanesi ve Bayındır Hastaneleri en yakın ve Hasta ve Hasta yakınlarının konforlu ve Temiz bir şekilde konaklayabilecekleri en güvenilir bir işletme Evodak Apartment 031222856005 55-Çukurambar, yüzüncüyıl, balgat, Çankaya, Bahçelievler, Söğütözü, Ankara, Mobilyalı, Eşyalı, Günlük, Haftalık, Aylık, Sezonluk, Kısa süreli, Daire, Ev, Otel, Misafirhane, Konaklama yeri, motel, 56-Eşimle beraber dört gece konakladım, yeri bulmak çok kolay. Odalar temiz ve çok konforlu. 57-Evodak Apartment Konaklama Ltd.Şti.Günlük Haftalık Aylık,Çukurambar Söğütözü ve Balgat'da bulunan Özel Memorial Hastanesi, Özel Koru Hastanesi, Özel Medicana Hastanesi, Özel TOBB Hastanesi ve Bayındır Hastaneleri en yakın ve Iraklı Libyalı Arap ve/veya Şehirdışından gelen Türk Hastaların Hasta ve Hasta yakınlarının/Refakatıcılarının konforlu ve Temiz bir şekilde konaklayabilecekleri 2+1 Daire,24 Saat Sıcak Su,85 m2,Wifi / İnternet,2 adet yatak odası,LCD TV,4 kişi kapasite,Uydu Yayını,Full Mobilya Klimalı,Beyaz Eşya,Doğalgaz Kombi,Amerikan Mutfak,Laminant Parke,Amerikan Kapı,Modern Dekorasyon,Şık Aksesuarlar Temiz Havlu & Çarşaf,Çelik Kapı,Ses & Isı Yalıtımı,Güvenlik Kameralı,LED Aydınlatmalı Full mobilyalı kiralık Apart daireler Nasuh Akar Mah 1400 Sok No: 16/3 Balgat Çankaya ANKARA Tel: +90 312 285 6005 +90 532 424 93 73 [email protected] 58-Evodak Apartment Koru Hastanesinde uzun süreli tedavi gören hasta ve hasta yakınlarına/ Refakatcıların Çukurambar ve Balgat'daki kendi evlerindeki konforu sağlayan 2+1 85 m2 buyukluğundeki Full Mobilyalı Kiralık Daireler konusunda kiralama hizmeti vermektedir. 0312 2856005 59-Geçtiğimiz hafta İstanbul'dan gelen misafirlerimin konaklaması için rezervasyon yaptığım bu işletme evime araçla 15 dk. mesafede yer alıyor. Gerek konaklama deneyimi, gerek sunduğu imkânlar dolayısıyla muhteşem bir tercih noktasıdır. Misafirlerimi güvenle ve huzurla ağırlayabileceğim müthiş bir işletme olduğunuz için tüm çalışanlarınıza teşekkürler. 60-Gönül Rahatlığı ile ailece kalabileceğiniz bir ortam merkeze yakın konforlu rahat 61-Gönül rahatlığıyla konaklayabileceğiniz; güvenilir, hijyenik ve şehrin tam göbeğinde hizmet veren bir işletme. 62-Hasta ve Hasta yakınlarının refakatcıların konakma için en uygun ve hesaplı apart daireler, hastanelere yakın konforlu temiz ve güvenli 63-İhtiyaç duyabileceğiniz her şey mevcut. Ulaşımı çok rahat ve çevresindeki sosyal ortam ile birlikte konforlu ve kaliteli bir işletme. 64-İş amaçlı Ankara'ya her geldiğimizde farklı semtlerindeki Evodak Firmasına ait Evlerde kalma fırsatımız oluyor ve hepsi gercekten temiz konforlu ve aile ortamına uygun yerler oldukça başarılı buluyorum. teşekkürler 65-İş dolasıyla 2 gece kaldım, konumu iyi, toplu taşıma araçlarıyla iç içe, hizmet kalitesi harika. Aynı şekilde Wi-Fi vs. de sorunsuz çalışıyor, firma çalışanları güler yüzlü, odalar çok rahat ve büyüklüğü ideal, kesinlikle tavsiye ederim. 66-İş seyahatlerimde sürekli tercih etmiş olduğum, kesinlikle tavsiye edebileceğim bir işletme. 67-Kalp Damar Cerrahisi; Girişimsel Kardiyoloji; Tıbbi Onkoloji; Radyasyon Onkolojisi; Kemik İliği Nakli; Tüp Bebek; Ortopedi; Beyin ve Sinir Cerrahis; Kardiyoloji; Kalp ve Damar Cerrahisi; Tıbbi Onkoloji; Radyasyon Onkolojisi; Çocuk Onkoloji ve Kemik İliği Nakli; yoğun bakım ünitelerinde; Organ Nakli (Böbrek ve Karaciğer Nakli); Kemik İliği Nakli (KİT); İleri Radyoterapi; Girişimsel Radyoloji; Obezite Cerrahisi; Robotik Böbrek Taşı Cerrahisi; Medikal Teknoloji; Cyberknife; Intraoperatif Radyoterapi; IMRT Özellikli Radyoterapi; PET-CT; MR; CT; ERCP; ESWL 68-Kısa bir iş ziyaretimde burada kaldım. Bence birçok otele göre çok daha güzel avantajları var. Şehre çok yakın ve AVM’lere çok yakın. Daireler güzel, konforlu, temiz. 69-Konforlu, Rahat ulaşımı kolay ve çok temiz Evodak Firmasına ve çalışanlarını teşekkür ederiz. başarılarının devamını dileriz. 70-Konumu itibariyle her yöne hareket imkânı sağlayan dairenin odaları da bir o kadar rahat. 71-Koru Hastanesinde tedavimiz için geldiğimiz ankara 'da 2 ay boyunca kaldığımız Evodak Apartment a ait mobilyalı kiralık evlerde çok memnun kaldık konforlu hastaneye yakın temiz ve aile ye uygun çok başarılı bir işletme 72-Merkezi bir konumda bulunan Evodak Truzim Konaklama Ltd.Şti. Mükemmel bir işletme örneği vermektedir kesinlikle öneririm Merkezi konum, uygun fiyat ve güler yüzlü hizmeti ile Ankara seyahatlerimde her zaman ilk tercihim olacak. 73-Merkezi konumu nedeniyle ulaşım araçlarına ihtiyaç duymadan birçok yere ulaşabilme olanağı sunuyor. Temizliği ve firmanın profesyonel yaklaşımı kendinizi rahat bir ortamda hissetmenize yardımcı oluyor. 74-Mezuniyet töreni için geldiğimizde kaldığımız ve çok memnun olduğumuz ankara gününbirlik kiralık daire Uygun fiyat ve temiz bir mekan 75-Oldukça hızlı ve kolay bir şekilde ankaradaki en hesaplı kalacak yerleri bulabiliyorsunuz. Herkese tavsiye ederim. 76-Özel Koru Hastanesindeki 20 günlük tedavimiz için geldiğimiz ankarada Evodak Konaklamanın Full Mobilyalı dairelerinde kaldık Temiz ve emniyetliydi Teşekkürler 77-Rahatlık. Ankara'da ki evim ?? 78-sağlık için ankaraya gelmişseniz hastaneler yakın temiz konforlu bir kalacak yer arıyorsanız evodak apartment ı tavsiye ederim 79-Sağlık Konaklamanın en iyi adresi evodak apartment Söğütözü Bölgesinde bulunan Özel Medicana Hastanesi, Özel Bayındır Hastanesi, Özel TOBB Hastanesi, Özel Koru Hastanesi ve Özel Memorial Hastanelerinde tedavi amaçlı ankara'da bulunan hasta ve hasta yakınlarının konaklamaları için ailelere uygun apart daireler Evodak Apartment +90 312 285 6005 80-Söğütözündeki hastanede Tedavi için bulunduğumuz ankara'da kendi evimiz gibi rahat etme imkanı sunan Evodak Çalışanlarına şükranlarımız bildiriz. 81-Şehir Dışında gelen müşteri ve personellerimiz için Gönül rahatlığı ile konaklayabileceği konforlu aileye uygun temiz Apart daireler ve evler 82-Şehir merkezinde ve AVM’lere yakın, toplu taşıma araçlarıyla iç içe olmasının yanı sıra sınırsız bir konfor sunuyor. 83-Tedavi için geldiğimzde kalmış olduğumuz evler çok konforlu ve güvenilir hastaneler yakın olması merkeze ulaşımın rahat olması ve market pazar imkanın olması çok iyi idi teşekkür ederiz. ve kalacaklara tavsiye ederiz. 84-Tedavi İçn ankara da bulunduğumuz süre içinde evodak konaklama da kaldık temiz konforlu ciddi bir işletme tavsiye ederim 85-Tekstil toptan alışveriş için Ankara'ya geldiğimiz zaman ekip halinde konakladığımız ev rahatlığında kalabildiğimiz bir yer teşekkürler evodak ve çalışanlarına 86-Temiz, rahat ve uygun koşullarda konaklayacakları yer arayanların hiç düşünmeden gönül rahatlığı ile tercih yapabilecekeri bir mekan.Bir kaç defa konaklama fırsatım oldu herdefasında çok memnun ayrıldım.Teşekkürler Hakan bey.. 87-Temizlik ve konfor açısından çok memnun kaldım. Aklında şüphe kalan herkese tavsiye ederim 88-Tertemiz ve uygun fiyatlı. Birsonraki ziyaretimde yine tercihlerim arasında olacak. Teşekkürler 89-Türk aile yapısını, değerlerini ve misafirperverliğini profesyonel hizmet anlayışla sentezleyip konaklama hizmeti sunan bir firma. 90-yku kalitesi iyi ve temizliği iyi olan bir işletme AVM’lerin yakınında olması alışveriş için bir avantaj. 91-Yurtdışından Ankara ya İş amaçlı Konsolosluk görevi Tedavi amaçlı gelen aylık veya kısa süreli kalması gereken tüm yabancı yerli misfirlerin konaklaması için Full Mobilyalı Aile ye uygun Kiralık dairelerimizle Çankaya, Yıldız, Oran Dikmen, GOP, Balgat, Söğütözü,Yüzüncüyıl Dikmen gibi bölgelerede hizmet vermekteyiz. 92-Evodak Konaklam Ltd.Şti.nin Ankara'nın çeşitli semt ve bölgelerinde ( Yıldız, Oran, Dikmen, Çankaya, Balgat, Çukurambar, Yüzüncüyıl, Söğütözü,) Ailenizle gönül rahatlığı ile Haftalık Aylık Sezonluk Full Mobilyalı Modern, Konforlu Güvenilir, Emniyetli Temiz ve Kurumsal Hizmet verilen Kiralık ev ve Dairelerde kalabilirsiniz.0312 2856005 "93-Memorial Ankara Hastanesi 1,3 km,Dr. Rıdvan Ege Hastanesi 2,4 km,Atatürk Eğit. Araş.Hastanesi 800 m, Bayındır Hastanesi 2,8 km,Akay Hastanesi 4,7 km,Özel TOBB ETÜ Hastanesi 2,6 km,Kamu Hastaneler Birliği 500 m, Ankara Medicana Hastanesi 3 Km,Koru Hastanesi 2 Km " 94-Mükemmel bir işletme tavsiye ederim 15 gün kaldık çok memnun olduk. Çalışanlar çok nazik evler konforlu ulaşımı kolay 95-Odaları gayet güzel, ihtiyaç duyulan her şey mevcut. İş seyahatleri için gayet uygun, fiyat olarak da iyi. 96-Firma çalışanları ilgili, daireler büyük, gösterişli ve temizdi. Odalar yeni ve bakımlıydı.Ankara'da aile ile birlikte konaklayabileceğiniz konforlu güvenli bir işletme tavsiye ederim. 97-Hizmet mi dersiniz kalite mi dersiniz güvenilirlik mi dersiniz hepsi bir arada bu çatının altında.
Çukurambar, Söğütözü, Balgat, Ankara, Türkiye , Amerika Birleşik Devletleri Vize İşlemleri,Green Card, Randevü Ankara'da Otel, Konaklama, Motel Apart Daire, Tehran Uçak, İran Havayolları, Amerika Konsolosluk, Vize Bölümü, 10 yıllık vize, Yeni Ankara Amerikan Konsolosluğu Çukurambar ANKARA Türkiye
submitted by evodak01 to u/evodak01 [link] [comments]


2018.02.20 21:47 ersagburada Ersağ Fosfatsız Çamaşır Tozu

♻️TÜRKİYE'NİN İLK FOSFATSIZ ÇAMAŞIR TOZLARI, ERSAĞ ÇAMAŞIR GRUBU♻️ VE ❌KATKILI ÇAMAŞIR DETERJANLARI NEDEN ZARARLI?❌ (SONUNA KADAR DİKKATLE OKUYUN)
💚💚İNSAN SAĞLIĞINA ZARARI OLMAYAN ÇEVRE DOSTU; 💚💚Ersağ Çamaşır Yıkama Grubu💚💚
♻Beyaz Çamaşır Tozu 4 ölçü toz, 4 kapak çamaşır aktif ♻Renkli Çamaşır Tozu 3 ölçü toz, 1 kapak çamaşır aktif ♻Çamaşır Aktif (Fosfat yerine kullanılması şart tozları destekleyici sıvı) Leke ve kir çıkarma özelliği yüksektir. Yüksek köpük oluşturabilme kabiliyeti sebebiyle genel temizlik maddesidir. Temizleme etkisi sıcaklık ve çözünürlük ile artış gösterir. Fazla köpük oluşmasını önleyicidir. ♻Çamaşır Kokusu (İsteğe bağlı kullanılır. çiçek, pudra kokusu)
Çamaşır grubunda Türkiye'nin ilk fosfatsız çamaşır tozlarını üreten Ersağ, çamaşır grubunun içeriğini RİTHA bitkisi oluşturmakta. İçeriğinde ki bu özel bitkinin tanıtıma geçmeden önce; Ersağ çamaşır grubuna geçtiğiniz an kimyasal içerikli ürünlerinizi kullanmamalısınız. Beyazlarda Ersağ renklilerde market ürünü, yada bebeğin çamaşırlarını Ersağ Çamaşır grubu ile yıkayayım, diğerlerini market ürünü deterjan ile kullanayım, diye bir kullanım şekli önerilmez. Bu şekilde kullanmanız halinde sağlıklı çamaşırlar anlamında sonuç alamazsınız. Kimyasal katkılı detarjan grubundan bitkisel çamşır tozlarına geçtiğiniz de sıkıntılı bir süreç yaşarsınız. Çamaşırlarınızda ki kancalı kimyasal dediğimiz kimyasal atıklar temizleninceye kadar tam netice alamazsınız. 3 yada 4 yıkamadan sonra ise netice mükemmel olacaktır. Ersağ çamaşır tozlarına geçiş yaptığınız zaman, Ersağ çamaşır tozları ile çamaşır yıkamadan önce makinenizi BANYO WC ürümüzü kullanarak boş çalıştırırsanız çok daha çabuk netice alırsınız. Ersağ Çamaşır tozlarına geçtikten bir süre sonra, makinenizin çamaşır gözlerinde kapkara oluşan tortuların yok olduğunu göreceksiniz. Ve sonrasında Ersağ çamaşır tozları kullandığınız sürece makinenizin deterjan gözü daima pırıl pırıl olacaktır. Ölçülere sadık kalınmalı özellikle fazla kullanılmamalıdır. Ölçü harici kullanılması halinde çamaşırlarınızın renklerinde sorun yaşayabilirsiniz. Konsantre olduğu için marketten aldığınız 6kg lık çamaşır deterjanı ile aynı sürede kullanılır. Özellikle cilt rahatsızlıkları yaşayan kişilerin öncelikli değiştirmeleri gereken çamaşır deterjan grubudur.
🌀RİTHA (Sapindus mukorossi)🌀 Soapnut ağacı Ritha: Hindistan'da yetişen bir ağaçtır. Ayrıca sabun somun ağacı olarak bilinen asaya ve alt tropikal bölgelerde yetişir. Meyveleri temmuz , Ağustos görülür ve Kasım-Aralık aylarında olgunlaşır.
💠Antimikrobiyal özelliği sayesinde çamaşırda mikrop barındırmaz.
💠Doğal anti-fungal ( mantar karşıtı) özelliği vardır.
💠Hipoalerjeniktir. Kimyasal deterjanlar ve onların kokularının neden olduğu alerjilere neden olmaz.
💠Renklere zarar vermez ve narin çamaşırlara son derece naziktir.
💠Düşük köpürme oranıyla çamaşır makineleri için mükemmel bir üründür.
💠Diğer bir kimyasal madde olan yumuşatıcı kullanma ihtiyacını ortadan kaldırır.
💠% 100 geri dönüşümlüdür. İşi biten meyveler doğada gübre olarak kullanılabilir.
💠Hiçbir üretim süreci yoktur. Hiçbir kimyasal madde veya fosil yakıtın kullanılarak üretilmeye ihtiyaç duymaz.
💠Ekosistemi ve su kaynaklarımızı kirletmez.
💠Çevre dostudur.
💠Temelde sonsuz bir raf ömrü olan doğal bir meyvedir.
❇RiTHA NASIL TEMİZLER? Çok basit olarak anlatmak gerekirse, deterjan mantığıyla çalışır. Ancak Konvansiyonel deterjanlar, kimyasal yüzey aktif maddeler içerirken RiTHA Meyvesi doğal olarak Saponin içerir ve bu meyveler ılık veya sıcak su ile temas ettiğinde saponinleri (sabun) serbest bırakır. Saponinler suda doğal yüzey aktif (yüzey aktif madde) olarak dolaşır. Saponin su ve kileke arasındaki yüzey gerilimini kırarak lekelerin çamaşırlardan ayrılarak serbest kalmalarını sağlar. Daha sonra saponin kir ile kumaş arasında süspansiyon görevi görerek kiri çamaşırdan uzaklaştırır.
❇ÇOK HASSAS CİLDE SAHİP KİŞİLER RiTHA KULLANABİLİR Mİ ? Evet. Sentetik deterjanlarda kullanılan kimyasallar ve çamaşır katkı maddeleri hassas cilde sahip kişilerin yaşam kalitesini etkileyip birçok sorun oluşturmakta ayrıca kullanılan sentetik kokular da bu duruma katkı sağlamaktadırlar. Ritha hiçbir kimyasal madde ve sentetik koku içermez. Ritha tamamen doğal bir temizleyici olup cilt bakımı ve sağlığına da katkı sağlayarak yaşam kalitenizi arttırır.
❇RİTHA İLE YIKANAN ÇAMAŞIRLAR HİJYEN OLUR MU ? Evet. Ritha doğal olarak anti-fungal (mantar karşıtı) ve anti-mikrobiyal özelliklere sahiptir. Çamaşırlarda mantar ve bakterilerin üremesini engeller.
❇RiTHA SİRKE GİBİ KOKUSU VAR. BU KOKU ÇAMAŞIRLARA İŞLER Mİ? Hayır. Ritha'nın kokusu elbiselere geçmez. Çamaşırınız makineden tamamen taze ve temiz kokusuyla çıkar.
❇RiTHA İLE ÇAMAŞIR YIKARKEN ÇOK AZ KÖPÜK OLUŞUYOR. ÇAMAŞIRLARIM YİNE DE TEMİZ OLUR MU? Evet. Çok köpük eşittir çok temizlik anlamına gelmez. On yıllar boyunca yapılan reklam ve pazarlama taktikleriyle bizim böyle düşünmemiz sağlanmış ve beynimiz yıkanmıştır. Deterjanlarda gördüğümüz olağanüstü köpük birçok kimyasal madde ile elde edilmektedir. Ritha çok az köpük üretir ama yine de çok etkili çalışır. Yıkama sonunda elbiselerinizin temiz olduğunu ve ferah koktuğunu göreceksiniz.
💢Özellikle allerjik bünyesi olanlar için, nörodermetit den yakınan ve hassas ciltler için kimyasal deterjanlar azdırıcı bir rol oynarken Ritha dan üretilen, ERSAĞ Temizlik üreünleri bu kişilerde güvenle kullanılabilir. 💢Ritha, Egzema, kronik kaşıntı ve sedef hastalığı gibi cilt rahatsızlıklarında doğal bir iyileştirici olarak etki gösterir.
💢Ritha bitkisi, Etkin temizlik yapmada kullanılan bir bitkidir. 💢İçerisinde antibakteriyel, yumuşatıcı, kireç önleyici gibi bulunan 55 adet etken madde sayesinde ve yine kırmızı neons sayesinde renklileri daha canlı gösterip çamaşırların liflerini korumaktadır. Ritha bitkisi bu sayede çamaşırların yıpranmasını önlemektedir.
💢Ritha Antioksidan bir bitkidir.
❓Peki Antioksidan nedir ?
Aldığımız her nefeste vücutta serbest radikaller oluşur. Hava kirliliği, kronik hastalıklar, sigara, pasif içicilik, diyetsel kanserojenler, enfeksiyonlar, kuvvetli egzersiz, stres ve güneşe maruz kalma vücutta serbest radikalleri arttırabilecek faktörlerdir. Bu serbest radikaller vücuduuzda biriktikçe sağlık kötüleşir ve yaşlanma hızlanır. Kırışıklıklar ve ciddi hastalıklara kadar sizi her şeye karşı dayanıksız hale getirir.
❓Antioksidanlar Nasıl Yararlar Sağlar ? Faydaları nedir ?
✅Yaşlanma sürecini geciktirir. ✅Pek çok çeşit kanser riskini azaltır. ✅Tümörlerin büyümesini durdurmaya yardım eder. ✅Vücuda alınan kanserojenlerin zararlı etkilerini gidermeye yardım eder ✅Kronik akciğer hastalıklarına (astım, bronşit, anfizem gibi) karşı korunmaya yardımcı olur. ✅Çevresel kirliliklere karşı koruma sağlar.
⚠🆘ÇAMAŞIR DETERJANLARINDA Kİ TEHLİKE!🆘
📌 Çamaşır Deterjanları içinde yaklaşık %30-40 'a kadar bulunan sodyum - tripolifosfat ve diğer fosfat türlerinin yüzde miktarı insan ve çevre sağlığını tehdit etmektedir.
📌Deterjanların içindeki kimyasal maddelere karşı alerjisi olan kişilerde bazı rahatsızlıkların görüldüğünü belirten Dr. Abdulkerim Cirit, bunun yanında Otopik Dermotit denilen ve daha çok çocukluk çağında görülen hastalıklarda da deterjanların hastalığı şiddetlendirici etkilerinin bulunduğunu ifade etti.
📌 Fosfat kirliliği : Toz deterjanların temel maddelerinden birisi olan Sodyum polifosfatlar atık sularda yoğun olarak bulundukları zaman ortamda bulunması muhtemel azot bileşiklerinin de yardımı ile gübre etkisi göstermektedir. Bu ise, göllerde ve akıntısı olmayan deniz sularında bitkisel hayatı sağlıksız bir şekilde körükleyerek alg ve yosunların büyük boyutlarda artmasına sebep olmaktadır. Ötröfikasyon olarak isimlendirilen bu olay, daha ziyade İsviçre, İtalya, Finlandiya, İsveç, Hollanda gibi göl ve durgun suların önemli ölçüde yer aldıkları ve yerleşme merkezlerinin artıklarından etkilendikleri ülkelerde ciddi bir sorun halindedir. Su ortamında alglerin ve diğer bitkilerin büyümesi, sudaki inorganik element konsantrasyonlarında değişiklik meydana getirir. Bilhassa yaz aylarında güneş ışınlarının kuvvetli olduğu zamanlardaki fotosentez olayı sudaki karbondioksit konsantrasyonunun azalmasına sebep olur ve pH artar. Bu pH değişikliği ile birlikte kalsiyum karbonat çökelmesi olur. Geceleri ise fotosentez durup solunum devam ettiğinden karbondioksit konsantrasyonu artar ve pH düşer. Arıtmaya alınan sudaki bu pH değişiklikleri pıhtılaşma ve yumaklaşma verimini olumsuz yönde etkiler. Algler kum filtrelerindeki tıkanmalara sebep olabilir. Tesirli bir pıhtılaştırma ve çökeltme alglerin % 90 - 95 'ini gidermekle birlikte kalan miktar filtrelerde yük kayıplarına sebep olabilir. Filtrenin geri yıkama sıklığı dolayısıyla geri yıkım masrafları da artar. Bunu önlemek gerektiğinde ise pıhtılaştırma ve yumaklaştırmanın işletme giderleri artacaktır. Alg büyümesi ve daha sonra ölmesi sonucu ortamdaki organik madde konsantrasyonu artacağından suyun klor ihtiyacı da artacaktır. Bazen de rezervuarlarda alg kontrolü için klorlamaya ihtiyaç hissedilir. Suda çok miktarda alg bulunması, güneş ışınlarının ısı enerjisine çevrilmesi sonucu suyun sıcaklığını da arttırır. Üniform kalitede arıtılmış su için arıtma tesisine giren su sıcaklığındaki değişiklikler az olmalıdır. Algler aynı zamanda korozyona da sebep olmaktadır. 1970 yıllarında kullanılan deterjanlar sebebiyle suya karışarak ötröfikasyonu hızlandıran fosforun kontrol çalışmalarına başlanmıştır.
✅DETERJAN NEDİR?✅ Petro-Kimya ürünlerinden elde edilen, temizleme ve arıtma gibi işlemlerde kullanılan, toz, sıvı ya da krem şeklinde olabilen kimyasal maddelere ''Deterjan'' denilmektedir. Deterjan, kir sökücü anlamına gelmektedir ve sabun dışındaki temizliyicilerin tümü deterjan sınıfına girmektedir. Deterjanların yoğun bir şekilde kullanımına II. Dünya Savaşı sırasında başlanılmıştır. Fakat deterjan temizlik amacıyla değil, sabun yapımında kullanılan yağlar, askeri araç ve silahları yağlamak amacıyla kullanılmıştır. Deterjan, sabun gibi kirleri, yağ lekelerini sökerek bunların suda asılı durumda kalmalarını sağlamaktadır. Deterjan sabunun yaptığı her işi yapabilse de sabun birçok kullanım alanında deterjanın yerini alamamaktadır. Deterjan, suyun yüzey gerilimini azaltarak, temizlenecek nesnenin içine girmektedir. Bu şekilde kirler ve yağlar oldukları yerlerden çıkarak tekrar kirlerin nesneye yapışmasını önlemektedir. Deterjanın en önemli özelliklerinden biri de köpüklenmedir. Deterjanlar sert sularda bile kolayca köpürebilen bir yapıya sahiptir.
❗DETERJAN KATKI MADDELERİ❗ 🆘 Kompleksleştiriciler 🆘 Ağartıcılar ve Stabilizatörler 🆘 Korozyon önleyiciler 🆘 Optik beyazlatıcılar 🆘 Kolloidal taşıyıcılar 🆘 Köpük ayarlayıcılar 🆘 Dolgu maddeleri 🆘 Dezenfektanlar 🆘 Parfüm 🆘 Ovucular, enzimler ve diğer aktif madde katkıları
📍DETERJANIN ZARARLARI📍
Günlük hayatımızda temizlik ve hijyen amacıyla sıklıkla kullandığımız deterjanın zararları olduğu bilinmektedir. Cilt üzerinde egzama ve mantar gibi hastalıklara sebep olmasının yanı sıra, içme suları ve deterjanla temizlenen bulaşıklarda kalan deterjan atıkları yoluyla da sindirim sisteminde de rahatsızlıklara neden olmaktadır. Ayrıca, deterjanlar kullanıldıktan sonra biyolojik olarak parçalanmadıkları için çevre kirliliğine de sebep olmaktadır. Çamaşır deterjanlarında insan vücuduna zararlı amonyak ve petrol türevi birçok kimyasal bulunuyor. Bu maddeler suda çözülmüyor. Dolayısıyla fosfat ve formaldehit içeren deterjanlar çok zararlı.. Ayrıca astım hastaları ile alerjiye hassas bünyesi olanlar ve egzamaya yakalananların piyasadaki deterjanları kullanmaması, bunların yerine sabun tozu ve çamaşır sodasını tercih etmeleri önemli görülüyor.
Aynı şekilde zararlı pek çok kimyasaldan üretilen yumuşatıcılar da terk edilmeli... 🖇Deterjanlar 26 saniye de vücudumuzun bütün organlarına geçiyor.🖇 Çoğunlukla, deterjanla doğrudan temas halinde olan cilt bölgelerinde, kişilerin hassasiyet düzeyine göre değişen şiddette kızarıklık, yanma hissi, kaşınma gibi etkiler oluşabilmektedir. Fakat bu beklenen bir husus olup, deterjan denen temizleyici madde, derinin yağını alması sebebiyle deriyi zayıflattığından böyle alerjik durum oluşabilmektedir. Bu etkiler kişinin deterjan ile teması bıraktıktan bir süre sonra kendiliğinden yok olmaktadır. Zaman zaman bu temizlik ürünlerinin güçlü kokusunu gidermek amacıyla içlerine limon ya da başka bir ferah koku eklenebiliyor, bu yanlış bir uygulamadır. Çünkü, kötü koku o ürünü koklamanın kişilere zarar vereceğini gösteren bir uyarıdır.
📉Deterjan kalıntılarının tamamını temizlemek için, çamaşır makinesinde, çamaşırları 8 ton su ile yıkamak gerekir. İç çamaşırları bütün gün deriye temas ettikleri için sağlık açısından birçok tehlikeye sebep olabilirler. Göğüs, lenf, rahim, prostat ve deri gibi kanserlerinde son dönemde gerçekleşen hızlı artışın iç çamaşırlardaki kimyasal kalıntılar olabileceği söylenmektedir.
📉Deterjan kullanımının çevrede de rahatlıkla görülebilen etkileri de bulunmaktadır. Marmara Denizin de görülen ''kırmızı su'' olaylarında rol oynayan yoğun plankton üremelerinde denize boşaltılan diğer atıkların yanında sentetik deterjan atıklarının da önemli ölçüde etkisi olmaktadır. Deterjanlara temizleyici özellik veren yapısındaki yüzey-aktif maddelerdir. Üreticiler çoğunlukla deterjanlar içinde pahalı olan bu maddeleri düşük oranda (%10-30) kullanmakta, onun yerine ucuz olan bentonit, kaolin, değişik tuzlar, asitler ve silikatlar gibi temizleyici özellikleri olan suda az eriyen inorganik maddeler karıştırmaktadırlar. Bir deterjanın yapısındaki biyolojik bozulmaya (biyodegredasyon) uğratmayan maddelerin oranı onun çevre kirlenmesi ve sağlığa olan zararlarının göstergesidir. Bu maddelerin su ve toprakta bozulmadan kalıp, akarsularla göl ve denizlere ulaşması buralarda yaşayan canlıları ve onlarla beslenen insanların sağlığını tehdit etmektedir. Son 25 yıl içerisinde birçok ülke deterjan üretiminde biyodegredasyonu hızlı yüzey-aktif maddeler ve katkı maddeleri kullanmaktadırlar. Yüzey-aktif maddesi Lineer alkil benzen (LAB) ve benzeri yapıda olan deterjanlar su ve toprakta daha hızlı biyodegredasyona uğradığından deterjan üretiminde öncelikle tercih edilmektedir. Örneğin A.B.D, 1963 yılından bu yana LAB dışında yüzey-aktif maddenin deterjanlara katılmasına izin vermemektedir.” Açıklamasını yapmaktadır.
Ülkemizde üretilen deterjanlara yakın zamana kadar katılan dedosil benzen (DDB) yüzey-aktif maddesi kimyasal yapısında sağlam halkalı gruplar içerdiğinden su ve toprakta bakteri ve enzimlerin etkisiyle oldukça güç çözünmekte dolayısıyla doğada giderek birikmekte idi. Bu tehlikeli gidişi durdurmak için DDB yasaklanmış ve onun yerine LAB kullanılmaya başlanmıştır.
Deterjan içerisinde bulunan yüzey-aktif madde dışında önemli oranda (%70-90) bulunan temizleyici, beyazlatıcı, yumuşatıcı, köpürtücü, parlaklık verici ya da antiseptik özellik veren katlı maddelerinin çoğu da yüzey-aktif madde gibi insan organizmasına gıdalardan ve diğer yollardan girdiklerinde dokularda iritasyon sonucu olumsuz etkilere neden olabilmektedirler. Bir çok kanser türünün ise dokuların sürekli iritasyonu sonucu oluşabildiği literatürlerde bildirilmektedir. Ayrıca akciğer tahribatı, akciğer iltihabı, alerjik reaksiyonlar, santral sinir sisitemi, kalp, böbrek ve kan damar rahatsızlıkları, endokrin ve bağışıklık sistemi bozuklukları gibi önemli rahatsızlıkların kaynağı üretimde kullanılan katkı maddeleri ve dolayısı ile deterjanlar olabilmektedir.
Deterjanın kullanım yerleri ile temas sonucu vücudumuza giren miktarı, yapacağı zarar yönünden önemlidir. A.B.D’de bir günde insan vücuduna giren deterjan yüzey-aktif maddesinin en çok 0.3-3 mg arasında olduğu belirtilmesine karşın ülkemizde bazı yörelerde yapılan çalışmalar içme sularında dahi çok yüksek miktarlarda deterjan bulunduğunu ortaya koymuştur.
Her ne kadar vücudumuza giren günlük deterjan miktarı bilinmese de, bunun çok yüksek düzeyde olması güçlü bir olasılıktır. Bu nedenle biyodegredasyonu en hızlı olan deterjan kullanılmasının özellikle ülkemizde önemi büyüktür.
Sonuç olarak medeniyet gereği olan temizlik işlerimizde kullandığımız deterjanların çevre kirlenmesi ve özellikle sağlığımız açısından zararlarından korunabilmek için üretimlerinin kontrol altında tutulması zorunludur. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlığa ve çevre kirlenmesine en az zararlı bileşimlerin saptanıp bu standardın dışında deterjan üretimine izin verilmemesi gerekmektedir.
Ayrıca üretici firmaların deterjan kullanımını özendirmek için giriştikleri reklam kampanyalarının abartılı ve gerçeği yansıtmaması da tüketicinin kafasında ‘madem süper ötesi temizlik sağlıyor, madem tüm zorlu kiri pası çıkarabilmekte o zaman neden her ay reklamlarda formülü yenilenir ya da geliştirilir olarak gösterilmeye çalışılmaktadır?’ Sorusunu tekrar ettirmektedir.
Gıda Mühendisi İsmail Erbay’ın bir makalesinde de:
“Sentetik temizlik ürünlerinin başlıcaları, Çamaşır ve Bulaşık deterjanları, Sıvı sabunlar ve Şampuanlardır. Sıvı sabunlar, bulaşık deterjanları ile şampuan hammaddelerinin orantıları değiştirilmiş halidir. Sabunun sıvılaştırılmışı değildir.
Bu temizlik mamullerinin içerisindeki kimyasallar insan vücudunda karbon yapımızı kırarak veya oksijeni tüketerek tamiri imkânsız hastalıklara yol açarlar. Sentetik temizlik ürünleri vücuduma dokunmasın gitsinler istiyorsanız yapılacak bir şey vardır:
📌-Çamaşır makinesinde: Çamaşırlarınızı 8.000 kg ( 8 ton) su ile durulamanız gerekir. 📌-Bulaşık makinesinde: Bulaşıklarınızı 6.000 kg (6 ton) su ile durulamanız gerekir. 📌-Banyoda: Şampuan veya body jel kullanmışsanız 2.000 kg (2 ton veya 250 orta boy kova dolusu) su ile durulanmanız gerekir.
Küçük çocuğu olup da boğaz enfeksiyonu geçirtmeden, bademcik hastalığı geçirmeden büyütebilen anne var mı? İnanın bu işin baş müsebbibi bulaşık deterjanlarıdır. Yıkama sonunda çamaşırlarınızı yeni gibi temiz, yumuşak ve ferah bulursunuz.
📝Araştıran Hazırlayan Özlem Ayral
submitted by ersagburada to organikurunalisverisi [link] [comments]


Öfkemi Nasıl Kontrol Edebilirim? - YouTube YKS GÜNLÜĞÜM #10 / SİNİRLİ KALMA SÜREM 🤣 - YouTube SİHİRLİ PORTAL MİNECRAFT HAYATTA KALMA MİNECRAFT FİLMİ ... Yayıncıların En Sinirli Rage Anları ! Çıldıran Yayıncılar ... BALON KAFAYI SİNİRLİ SANDIK İLE TROLLEDİM ! - BalonCraft ... SCARY TEACHER 3D DELİ ÖĞRETMEN OYUN KENT - YouTube Sihirli Annem 22. Bölüm - Full Bölüm - YouTube Kızgın Creeper Geliyor Kaç! Hayatta Kalma Oynuyoruz ... KAZ AMA ÇOK SİNİRLİ VE HIRSIZ!  EGEMEN KAAN İLE UNTITLED ... Mezarda Kalma Challenge  AVŞAR MERDER

Erdoğan, 'Evde Kalma Süresini 3 Hafta İle Sınırlı ...

  1. Öfkemi Nasıl Kontrol Edebilirim? - YouTube
  2. YKS GÜNLÜĞÜM #10 / SİNİRLİ KALMA SÜREM 🤣 - YouTube
  3. SİHİRLİ PORTAL MİNECRAFT HAYATTA KALMA MİNECRAFT FİLMİ ...
  4. Yayıncıların En Sinirli Rage Anları ! Çıldıran Yayıncılar ...
  5. BALON KAFAYI SİNİRLİ SANDIK İLE TROLLEDİM ! - BalonCraft ...
  6. SCARY TEACHER 3D DELİ ÖĞRETMEN OYUN KENT - YouTube
  7. Sihirli Annem 22. Bölüm - Full Bölüm - YouTube
  8. Kızgın Creeper Geliyor Kaç! Hayatta Kalma Oynuyoruz ...
  9. KAZ AMA ÇOK SİNİRLİ VE HIRSIZ! EGEMEN KAAN İLE UNTITLED ...
  10. Mezarda Kalma Challenge AVŞAR MERDER

SİHİRLİ PORTAL MİNECRAFT HAYATTA KALMA MİNECRAFT FİLMİ DİLA KENT. Eğlenceli ve çok güzel bir video oldu iyi seyirler. Instagram: https://www.instagram.com/d... Merhabalarr, sizlere heyecanlı ve çılgın videolarla geleceğimi söylemiştim. Bu bölümde mezarda kalma challenge ile karşınızdayız! Bu video da cezalı bir yarı... Herkese merhaba! Bundan sonra videolar iki günde bir gelecek haber vermek istedim.Bana destek olmak için abone olup beğenirseniz çok sevinirim.Yorumlarınızı ... 🙌 Sihirli Annem tüm bölümleri kanald.com.tr’de 👉 https://www.kanald.com.tr/sihirliannem/bolum Tatlı ve güzel Peri Betüş, iki çocuğuyla dul kalmış ... Hey Merhaba Ben TersMaske Bugün Minecraft Videosu Yayınladım Bu Videoda baloncraft serimizde balon kafayı sinirli sandıklar ile trolledim umarım beğenirsin... Scary teacher 3d deli öğretmen dila kent. Deli öğretmen için çeşitli tuzaklar kurduk ve onu daha çok kızdırdık. Eğlenceli, komik ve çok güzel bir video oldu ... Egemen Kaan ile steamden aldığımız yeni bir oyunu oynuyoruz. Untitled goose game. Bir kaz simulasyon oyunu ama bu kaz çok sinirli ve biraz da hırsız. SESEGEL... Öfke kontrolsüz ve aşırı bir şekilde ortaya çıktığında hem öfkelenene hem de çevresindekilere zarar verir. Bu videoda öfke kontrolü teknikleriniz anlatıyorum... Roblox'da bugün panda ile hayatta kalma oynuyoruz ve bizi kovalayan canavarlardan kaçıyoruz. Bizi Instagram'dan takip edebilirsin: https://www.instagram.com/... Hepinize merhaba bugün sizlere Yayıncıların sinirli anlarını derledim. Cidden bir çok durumda ben de aynı şekilde böyle sinirleniyorum :) Videoyu beğenirseni...